DAVACININ DAVA DİLEKÇESİNDE TANIK DA DAHİL HİÇ BİR DELİLE DAYANMADIĞINA GÖRE ÖN İNCELEME DURUŞMASINDA DİNLENEN TANIK BEYANLARI HÜKME ESAS ALINAMAZ

 YARGITAY

2. HUKUK DAİRESİ

2018/7690 E.

2019/805 K.

“İçtihat Metni”

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Tedbir Nafakası

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı kadın tarafından açılan Türk Medeni Kanunu’nun 197. maddesine dayalı bağımsız nafaka davasının yapılan yargılaması sonucu verilen hüküm; davalı erkek tarafından temyiz edilmiş, Dairemizin 12.01.2017 tarihli 2016/23821 esas ve 2017/318 karar sayılı kararı ile “…taraflar ön inceleme ve tahkikat aşamalarına usulüne uygun davet edilerek ön inceleme ve tahkikat aşamaları kanuna uygun olarak tamamlanarak gösterdikleri takdirde tarafların delilleri de toplanarak hasıl olacak sonuç uyarınca karar verilmesi gerekirken, bu işlem ve aşamalar tamamlanmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesi ile bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak yargılamaya devam edilerek davanın kısmen kabulü ile davacı kadın yararına 300 TL ve ortak çocuk yararına 150 TL tedbir nafakasına hükmedilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 119/l-(f) hükmü uyarınca, gerek yazılı gerekse basit yargılama usulünde, iddia edilen her bir vakıanın hangi delillerle ispat edileceğinin, dava dilekçesinde belirtilmesi gerekir. Delillerin bildirilmesi hakkındaki bu düzenleme, Hukuk Muhakemeleri Kanunun’da kabul edilen somutlaştırma yükünün de bir gereğidir. Ön inceleme duruşmasında, taraflara dilekçelerinde gösterdikleri, ancak henüz sunmadıkları belgeleri mahkemeye sunmaları veya başka yerden getirtilecek belgelerin getirilebilmesi amacıyla gereken açıklamayı yapmaları için iki haftalık kesin süre verilir. Bu hususların verilen kesin süre içinde tam olarak yerine getirilmemesi hâlinde, o delile dayanmaktan vazgeçilmiş sayılmasına karar verilir (HMK m. 140/5). Bu madde metninde vurgulanan husus “dilekçelerinde gösterdikleri” ibaresinin kullanılmış olmasıdır. Taraflar, Kanunda belirtilen süreden sonra delil gösteremezler (HMK m. 145).
Dava dilekçesinde davacı kadın her hangi bir delile dayanmamış, ön inceleme duruşmasında hazır ettiği tanıklar dinlenerek davanın kabulü ile kadın ve çocuklar yararına tedbir nafakasına karar verilmiştir. Davacı kadın dava dilekçesinde tanık da dahil olmak üzere her hangi bir delile dayanmadığına göre ön inceleme duruşmasında hazır ettiği tanıkların alınan beyanları hükme esas alınamaz. Gerçekleşen bu durum karşısında davacı kadın ayrı yaşamakta haklılığını ispatlayamamıştır. Davacı kadının kendisi yararına talep ettiği tedbir nafakasının reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 11.02.2019(Pzt.)

KİRACI, ORTAK GİDER BORCUNDAN KİRA MİKTARI KADAR SORUMLUDUR

YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ

2017/4269 E.
2018/8284 K.

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Davacı … ile davalılar … ve … arasındaki davada … 6. Sulh Hukuk Mahkemesince kesin olarak verilen ve Yargıtay’ca incelenmeksizin kesinleşmiş bulunan 22/10/2013 günlü 2012/1132 Esas – 2013/942 Karar sayılı kararın yürürlükteki hukuka aykırı olduğu savıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/01/2016 gün Hukuk-2015/369965 sayılı yazısıyla kanun yararına temyiz edilerek bozulması istenilmiş olmakla, dosyadaki tüm kağıtlar okunup gereği düşünüldü.

K A R A R
Dava dilekçesinde, … Apartmanında davalı …’in kat maliki, diğer davalı …’in ise onun kiracısı olduğunu, ödemedikleri aidat bedellerinin tahsili için aleyhlerine … 12. İcra Müdürlüğünün 2012/17904 E. sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı ile durduğundan bahisle icra dosyasına davalılar tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamını ve % 20 icra inkar tazminatının tahsilinin istenildiği, mahkemece davalı … aleyhine açılan davanın kabulü ile … 12. İcra Müdürlüğünün 2012/17904 Esas sayılı takip dosyasındaki davalı-borçlunun itirazının iptaline, takibin devamına, 315.-L (asıl ve toplam) alacağın takip tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, koşulları bulunmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine, davalı … aleyhine açılan davanın reddine miktar itibariyle kesin olarak karar verildiği bu nedenle hükmün Yargıtay incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır.

634 sayılı Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesine göre kat malikinin 20. madde uyarınca payına düşecek gider ve avans borcundan ve gecikme tazminatından bağımsız bölümlerin birinde kira akdine dayanarak devamlı bir şekilde faydalananlar da müştereken ve müteselsilen sorumludur.

Ancak kiracının sorumluluğu ödemekle yükümlü bulunduğu kira miktarı ile sınırlı olup yaptığı ödeme kira borcundan düşülür. Kanunun bu hükmüne göre ortak gider ve aidat borcundan kural olarak kat maliki sorumludur. Kiracı ise kat maliki ile birlikte söz konusu borçlardan kira miktarı kadar her ay için müteselsil sorumlu bulunmaktadır.

Bu sebeple mahkemece; davalı kat maliki …açısından dava konusu taşınmazı kullanmadığı ve bu sebeple taşınmazın ortak giderinden sorumlu olmayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi, Kat Mülkiyeti Kanununun 22. maddesinin anataşınmaza ait ortak gider borcundan kat maliki ve kiracının müşterek ve müteselsil sorumlu tutulacağı hükmüne açıkça aykırı olması sebebiyle doğru görülmemiştir.

Bu itibarla yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün HUMK’nın 427. maddesi gereğince sonuca etkili olmamak kaydıyla kanun yararına BOZULMASINA ve gereği yapılmak üzere kararın bir örneği ile dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde iadesine 17/12/2018 gününde oy birliği ile karar verildi.