ADLİ TIP KURUMUNDAN ALINMIŞ ANCAK KESİN KANAAT BİLDİRMEYEN RAPOR DİKKATE ALINMAZ

T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/10533
KARAR NO:2017/1777
KARAR TARİHİ:13/02/2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

ÖZET:Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapor borçlu lehine yorumlanarak hükme esas alınmış ve itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Ayrıca Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve
dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

Alacaklı tarafından beş adet bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibine başlandığı, örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun yasal sürede icra mahkemesine yaptığı başvuruda, imzaya itiraz ettiği, mahkemece Adli Tıp Kurumunca düzenlenen rapor esas alınarak itirazın kabulü ile takibin borçlu yönünden durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece imza incelemesi konusunda dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, adı geçen kurum tarafından düzenlenen 27.01.2016 tarihli raporda, imzaların kuvvetle muhtemel …’in eli ürünü olmadığının belirtilmesi üzerine alacaklı vekilinin, rapora itirazla yeniden rapor alınması talebinde bulunduğu görülmüştür.

Mahkemece hükme esas alınan Adli Tıp Kurumu raporunda, imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapor borçlu lehine yorumlanarak hükme esas alınmış ve itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, söz konusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamayacağından kesin kanaat bildirmeyen mevcut rapora göre sonuca gidilemez. Ayrıca Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı).

O halde mahkemece yeniden uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 13/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın