ARA MALİKLER ALEYHİNE DANIŞIKLI TEMLİKLER YAPILDIĞINDAN BAHİSLE TAZMİNAT İSTEĞİ

Özet: Eldeki davaya konu 1297 parselle ilgili olarak ve aynı maddi olgulara dayanılarak davacı … tarafından ara malikler …, … ve …aleyhine 08.05.2015 tarihinde açıldığı ve danışıklı temlikler yapıldığından bahisle tazminat isteğinde bulunulduğu, halen derdest olduğu anlaşılmaktadır. Eldeki dava ile 2015/223 Esas sayılı dava arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu ve sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için her iki davanın birlikte görülmeleri gerektiği açıktır.
T.C.
Yargıtay
1. Hukuk Dairesi
E: 2018/3745 K: 2018/13940 K.T.: 30.12.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 08.05.2018 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacı … ve vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı vekili Avukat … geldiler, duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dava, inançlı işleme dayalı tapu iptali-tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, paydaşı bulunduğu 1297 nolu parselde payına isabet eden 700 m2.lik bölümü aralarındaki inanç anlaşması uyarınca dava dışı …’a devrecek iken, yasal engel nedeniyle kısmi devir yapamayınca diğer paydaşlardan aldığı vekaletnameyi de kullanarak taşınmazın tamamını devrettiğini, ancak …’ın anlaşmaya aykırı şekilde davranarak taşınmazın kısa sürelerde birkaç el değiştirmesini sağladığını ve son olarak da davalıya devrinin yapıldığını, işlemlerin danışıklı olduğunu ileri sürerek tapunun iptaliyle adına tescilini istemiştir.
Davalı, taşınmazı iyiniyetle satın aldığını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın niteliğinden ötürü son kayıt maliki ile birlikte ara malikler aleyhine de açılması gerektiği, sadece son kayıt malikine karşı açılan davanın dinlenemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ne var ki, noksanın tamamlanması suretiyle getirtilen aynı mahkemenin 2015/223 Esas sayılı dava dosyası suretinden; eldeki davaya konu 1297 parselle ilgili olarak ve aynı maddi olgulara dayanılarak davacı … tarafından ara malikler …, … ve …aleyhine 08.05.2015 tarihinde açıldığı ve danışıklı temlikler yapıldığından bahisle tazminat isteğinde bulunulduğu, halen deredest olduğu anlaşılmaktadır.
Eldeki dava ile 2015/223 Esas sayılı dava arasında 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 166. maddesi kapsamında bağlantı bulunduğu ve sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için her iki davanın birlikte görülmeleri gerektiği açıktır.
Hal böyle olunca; 2015/223 Esas sayılı davanın eldeki dava ile birleştirilmesi, tarafların tüm delillerinin toplanması ve birlikte değerlendirilerek sonuca varılması gerekirken, yazılı gerekçe ile davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3. maddesi yollamasıyla) 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 30.12.2017 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz eden vekili için 1.630.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz edilenden alınmasına

Bir cevap yazın