Avukatın ücretinden vekil edenin hasmının sorumlu olabilmesi için, avukatın takip ettiği davanın taraflarının aralarındaki ihtilafı sulh yolu ile ve her şekilde olursa olsun anlaşarak sonuçlandırmaları ve takipsiz bırakmaları gerekir.

YARGITAY 13. Hukuk Dairesi

2016/23786 E.

2018/6308 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, eldeki dava ile davalı … ile aralarında işçilik alacaklarının tahsiline ilişkin olarak vekalet sözleşmesi düzenlendiğini ve davalı …’a karşı dava açıldığını, davalıların haricen uzlaştıklarını ve davadan feragat edilmesi sebebiyle davanın reddedildiğini, davalıların müşterek ve müteselsil sorumlu olduklarını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 3.115,00-TL yasal ve 3.115,00-TL akdi vekalet alacağı olmak üzere toplamda 6.230,00 TL’nin ödenmesi için başlatılan icra takibine yapılan itirazların iptaline, icra inkar tazminatına ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı taraflara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.

Mahkemece, davalı … yönünden davanın kısmen kabulü ile, … … 14. İcra Müdürlüğü’nün 2013/16346 esas sayılı dosyadaki 5.475,00 TL asıl alacak üzerindeki davalı …’ın itirazının iptaline bu miktar üzerinden takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, taraflar arasındaki vekalet ilişkisi nedeniyle, vekalet ücreti alacağının taraflarca belirlenebilir mahiyette olduğundan, kabul edilen miktar yönünden davalının %20 oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, davalı … hakkındaki davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

1-Davanın dayanağını teşkil eden Avukatlık Kanunu’nun 165.maddesinde, “sulh veya her ne suretle olursa olsun taraflar arasında anlaşma ile sonuçlanan ve takipsiz bırakılan işlerde her iki taraf, avukatlık ücretinin ödenmesi hususunda avukata karşı müteselsilen sorumludurlar.” hükmü mevcut olup, davanın sulh ile sonuçlanması halinde, avukat müvekkilinden aralarındaki ücret sözleşmesinde kararlaştırılan vekalet ücretinin tamamını isteyebileceği gibi davada sulh olunan miktara göre karşı tarafa yükletilen vekalet ücretini de isteyebilir. (Bkz. HGK.’nun 16.2.1994 T. 1993/13-810 E. 1994/60 K. sayılı kararı) Aynı sorumluluk, müvekkille sulh anlaşması yapan karşı taraf için de geçerlidir. Avukatla müvekkili arasında ücret sözleşmesi bulunmaması (veya sözleşmenin geçersiz olması) halinde, müvekkilin ve müvekkille sulh anlaşması yapan hasmın, sulh olunan miktar üzerinden, gerek Avukatlık Kanununun 164/4. maddesinde düzenlenen (müvekkilin avukata ödemesi gereken) akdi vekalet ücretinden, gerekse Avukatlık Kanununun 164/son maddesinde düzenlenen (hasma tahmili gereken) vekalet ücretinden müteselsilen sorumlu olduklarının kabulü gerekir. Burada, kanundan doğan teselsül hallerinden biri söz konusu olup, Borçlar Kanununun 142. maddesinde düzenlenen “alacaklı, müteselsil borçluların cümlesinden veya birinden borcunun tamamen veya kısmen edasını istemekte muhayyendir” hükmüne göre, müteselsil sorumluluğun gereği olarak, sulh sözleşmesinin taraflarının her biri borcun tamamından sorumludur. Anılan yasa maddesine göre, avukatın ücretinden vekil edenin hasmının sorumlu olabilmesi için, avukatın takip ettiği davanın taraflarının aralarındaki ihtilafı sulh yolu ile ve her şekilde olursa olsun anlaşarak sonuçlandırmaları ve takipsiz bırakmaları gerekir. Sulhun, anlaşmanın duruşmada olması veya yazılı bir metne dayanması gerekmez. Olayların gelişiminden böyle bir sonucun olduğunun anlaşılması dahi yeterlidir. Avukat tarafından takip edilen dosyada tarafların sulh olmaları halinde vekil eden, avukatı ile aralarındaki adiyen düzenlenmiş olsa dahi sözleşmede belirtilen miktarı avukatına karşı ödemek zorundadır.

Somut olayda davacı ile davalı … arasında vekalet sözleşmesi düzenlendiği, vekaletname ile davacı tarafından, davalı … adına … … 12. İş Mahkemesi’nin 2013/261 esas sayılı dosyasında diğer davalı …’a karşı işçilik alacaklarının tahsili talebiyle dava açıldığı, daha sonra davalı … tarafından davadan feragat edildiği, dosyada bulunan 11/09/2013 havale tarihli ‘feragatname ve ibraname ile sulh sözleşmesi’ başlıklı sözleşme incelendiğinde sözleşmenin davalı … ile davalı … arasında düzenlendiği ancak sadece davalı … tarafından imzalı olduğu, işçilik alacakları olarak toplam 2.918,67 TL’nin davalı …’ın banka hesabına yatırıldığı bunun karşılığında diğer davalı …’ın ibra edildiğinin ve tarafların sulh olduğunun yazılı olduğu görülmüştür. Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda sadece davalı … açısından davanın kısmen kabulüne, davalı … açısından feragatın sulhu içermemesi ve imzasının bulunmaması gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar ve dairemizin kökleşmiş içtihatlarına göre tarafların sulh olması halinde her iki tarafın da ücretten birlikte sorumlu olduğu ve Avukatlık Kanunu’nun 165. maddesinin uygulanması gerektiği açıktır. Davalı …’ın imzalamış olduğu 11/09/2013 havale tarihli ‘feragatname ve ibraname ile sulh sözleşmesi’ dikkate alındığında diğer davalı ile aralarında bir anlaşma olmadan işçilik alacaklarından feragat ettiğinin kabulü hayatın olağan akışına aykırıdır. Hal böyle olunca, mahkemece, yukarıda açıklandığı şekilde davalı … hakkında 1136 sayılı kanunun 165. maddesi göz önünde bulundurularak davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ile bu davalı hakkında davanın reddi yönünde hüküm tesis edilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.

2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-1 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 28/05/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın