Beyana karşı mahkemece sorulması üzerine davacı vekilinin bir diyeceklerinin olmadığı sözünün beyanı kabul mahiyetinde olduğu

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi

2020/148 E.

2020/872 K.

MAHKEMESİ :İŞ MAHKEMESİ

Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram genel tatil ücreti ve yıllık izin alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Yerel Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Yerel Mahkeme kararının davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizin 11/09/2019 tarihli ve 2017/11640 E., 2019/15604 K. sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece, Yargıtay bozma ilamı, dava dilekçesi ve dosya incelendiği, bozma kararının başlık kısmındaki esas ve karar numarasının tarafların, dava dilekçesinin mahkememiz dosyasına ait olduğu, “davalı cevabının özeti” başlıklı yazı altındaki açıklamaların mahkememiz dosyasına ait olmadığı, bozma konusu yapılan ücret alacağı yönünden mahkememizde bu dosyada açılan bir davanın bulunmadığı, bilgisayar sisteminde kayıt yapılırken başka dosyanın ilamı ile bu dosyanın ilamının, bilgisayarın kayıt yapmaması vb. nedenlerle karışmış olabileceği, mahkememiz hükmünün bozulup bozulmadığı ve onanıp onanmadığının anlaşılamadığı, mahkememizce bu durumda direnme kararı verilmesi gerektiği ve bu hususun maddi hata olduğu için dosya Yargıtay hukuk genel kuruluna gönderilmeksizin karardaki maddi hatanın Yargıtay 9. Hukuk dairesince düzeltilebileceği kanaatine varıldığı, Yargıtay 9. Hukuk dairesinin bozma kararındaki maddi hatanın düzeltilebilmesi için bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6763 sayılı Kanunun 45. maddesi ile eklenen 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici dördüncü maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 19/06/2009-29/07/2013 tarihleri arasında kasa dopel operatörü olarak çalıştığını, brüt ücretinin 1.277,08 TL olduğunu, yemek ve yol parasının ayni olarak karşılandığını, dini bayramlarda erzak ve bayram harçlığı verildiğini, işyerinde vardiya sisteminin uygulandığını, işlerin fazla olduğu zamanlarda fazla mesai yapıldığını, ancak bu fazla mesai ücretinin ödenmediğini, resmi tatil ve dini bayramlarda yapılan çalışmanın ücretinin ödenmediğini, yıllık ücretli izin hakkının bulunduğunu, davacıya vardiya dönüşümlerinde ara dinlenme hakkı verilmeden yeni vardiyaya çağrıldığını, kimi zaman gece boyunca çalışan müvekkilinin ertesi gün saat 16.00’da işe geri döndüğünü, bu haksızlıklar ve ücretinin ödenmemesi nedeniyle noter aracılığı ile ihtar çekerek iş akdini feshettiğini iddia ederek, kıdem tazminatı, fazla mesai, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
 Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının kıdem tazminatı, fazla çalışma, resmi tatil ve dini bayram izin ücretleri ile yıllık izin ücreti talebini içeren belirsiz alacak davası ikame ettiğini, ancak belirlenebilir alacakları için belirsiz alacak davası açamayacağını, davacı herne kadar iş akdini haklı nedenlerle fesih ettiğini beyan etse de gerçeğin bu olmadığını, davacının amirlerine hiçbir bilgi vermeksizin işi terk ettiğinden İş Kanunu’nun 25/2-g bendinde sayılan devamsızlık sebebiyle iş akdinin haklı nedenle sonlandırıldığını, bu nedenle davacının feshe bağlı olan alacak taleplerinin yersiz olduğunu, fazla mesai yaptığına ilişkin beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, fazla mesai alacağının varlığını yazılı delil ile ispatlaması gerektiğini, 3 vardiya ile çalışılan yerlerde fazla çalışmanın varlığının ancak ve ancak yazılı delil ile ispatlanabileceğini, davacı tarafından dosyaya bu konuda bir belge sunulmamış olması nedeniyle fazla mesai alacağının olduğu yönündeki iddianın ispatlanadığını, davacının kıdem tazminatı miktarının haksız olarak artışına neden olacak bir kısım ödemelerden bahsettiğini, davalı işyerinde bayram erzakı yardımı şeklinde bir uygulama bulunmadığından bu yöndeki beyanları kabul etmediklerini, yıllık izin hakkı bulunduğu yönündeki beyanların da mahkemeyi yanıltıcı bir beyan olduğunu, davacı tarafından imzalanan yıllık izin evraklarından da anlaşılacağı üzere tüm yıllık izinlerini kullandığını, kullanmadığı gün kadar davacıya ait banka hesabına yıllık izin ücreti alacağı ödemesi yatırıldığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Yerel Mahkemece bozma sonrası yapılan yargılamada, “Mahkememiz tarafından Yargıtay bozma ilamı, dava dilekçesi ve dosya incelenmiş, bozma kararının başlık kısmındaki esas ve karar numarasının tarafların, dava dilekçesinin mahkememiz dosyasına ait olduğu, “davalı cevabının özeti” başlıklı yazı altındaki açıklamaların mahkememiz dosyasına ait olmadığı, bozma konusu yapılan ücret alacağı yönünden mahkememizde bu dosyada açılan bir davanın bulunmadığı, bilgisayar sisteminde kayıt yapılırken başka dosyanın ilamı ile bu dosyanın ilamının, bilgisayarın kayıt yapmaması vb. nedenlerle karışmış olabileceği, mahkememiz hükmünün bozulup bozulmadığı ve onanıp onanmadığı anlaşılamamıştır, mahkememizce bu durumda direnme kararı verilmesi gerektiği ve bu hususun maddi hata olduğu için dosya Yargıtay hukuk genel kuruluna gönderilmeksizin karardaki maddi hatanın Yargıtay 9. Hukuk Dairesince düzeltilebileceği” gerekçesiyle direnme kararı verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dairemizin 11.09.2019 tarihli ve 2017/11640 E., 2019/15604 K. sayılı bozma ilamının kayıtlara geçirilmesi esnasında “Davalı Cevabının Özeti” ile “Gerekçe” kısımlarının bariz bir şekilde hatalı yazıldığı ve Yerel Mahkemesince de oluşan bu maddi hatanın düzeltilmesi için direnme kararı verildiği, dolayısıyla direnme kararı adı altına verilen bu kararın esasında maddi hatanın düzeltilmesi talebinden ibaret olduğu anlaşılmakla bu talep kapsamında yapılan incelemede;
2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
3-Davacı …E., yaptıkları fazla mesainin karşılığının elden ödendiğini, kendisi gibi davacının da yaptığı fazla mesainin tamamının elden aldığını açıklamış, davacı vekilinin Mahkemenin sorması üzerine bu beyana karşı bir diyeceklerinin olmadığını söylemiştir. Davacı vekilinin bu beyanı kabul mahiyetinde olduğundan davacının yaptığı fazla mesailerin karşılığının aldığı kabul edilerek fazla mesai alacak talebinin reddi gerekirken kabulü hatalıdır.
F) Sonuç:
Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 22.01.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın