Bilirkişi avukatın aynı işverene karşı vekil sıfatıyla açtığı başka davaların olması -Bilirkişinin tarafsızlığı ve reddi –

T.C. Yargıtay 22. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/26200
Karar No:2014/30818
K. Tarihi:10.11.2014

Somut olayda, davalı vekili tarafından heyet halinde rapor hazırlayan bilirkişilerden bilirkişi Avukat C.. A..D..’in davacı vekili olarak davalı işverene karşı aynı benzer iddialarla açılmış davaları bulunduğu belirtilmiş, buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuştur. Bu durum bilirkişi için Avukatlık Kanunun 38. maddesi c. bendinin mefhum-ı muhalifi göz önüne alınarak red sebebi oluştuğu, bilirkişinin tarafsızlığı yönünden şüpheye düşülecek durumun davalı işveren için bulunduğu kabul edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden dava konusu alacaklar yönünden rapor almak yerine mevcut rapora göre karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.

Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı vekili, iş sözleşmesinin işveren tarafından haklı neden bulunmadan feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı ile bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporu doğrultusunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
KararI davalı taraf temyiz etmiştir.
Taraflar arasında bilirkişinin tarafsızlığı ve reddi konusunda uyuşmazlık vardır.
Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 272. maddesinde de hüküm altına alınmıştır. Hâkimler hakkındaki yasaklılık ve ret sebepleriyle ilgili kurallar, bilirkişiler bakımından da uygulanacağı, ancak, bilirkişinin, aynı dava veya işte daha önceden tanık olarak dinlenmiş bulunması, bir ret sebebi teşkil etmeyeceği belirtilmiş. Bilirkişinin görevden alınma, red veya bilirkişinin kendisini reddetmesinde uygulanacak usuller belirlenmiş, kabule ilişkin kararların kesin olduğu, redde ilişkin kararların ise esas hüküm ile birlikte temyiz edileceği belirtilmiştir. Hakimin davaya bakamayacağı haller 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 34. maddesinde, hakimin çekilebileceği veya reddedileceği haller aynı kanunun 36. maddesinde gösterilmiştir, “ hakimin tarafsızlığından şüpheyi gerektiren önemli bir sebebin” bulunmasını hakimin reddi için yeterli görülmüş ve red sebeplerini tadati olarak belirtilmemiştir. Ancak yasa koyucu bazı durumların varlığının hakimin reddi için yeterli neden olarak görmüş, kanunda bu sebepleri belirtmiştir. Avukatlık Kanunun 38. maddesi c bendinde evvelce hâkim, hakem, Cumhuriyet savcısı, bilirkişi veya memur olarak o işte görev yapmış olursa, avukatın işin reddi zorunluluğu olarak düzenlenmiştir.
Somut olayda, davalı vekili tarafından heyet halinde rapor hazırlayan bilirkişilerden bilirkişi Avukat C.. A..D..’in davacı vekili olarak davalı işverene karşı aynı benzer iddialarla açılmış davaları bulunduğu belirtilmiş, buna ilişkin bilgi ve belgeler dosyaya sunulmuştur. Bu durum bilirkişi için Avukatlık Kanunun 38. maddesi c. bendinin mefhum-ı muhalifi göz önüne alınarak red sebebi oluştuğu, bilirkişinin tarafsızlığı yönünden şüpheye düşülecek durumun davalı işveren için bulunduğu kabul edilerek yeni bir bilirkişi heyetinden dava konusu alacaklar yönünden rapor almak yerine mevcut rapora göre karar verilmiş olması bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten sair temyiz sebepleri incelenmeksizin BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 10.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın