Bilirkişi raporuna karşı bir diyeceğinin olmadığının beyan edilmesinin , bilirkişi raporunu kabul anlamına geldiği, bilahare, kabul edilen raporda belirtilen miktarı aşacak şekilde hüküm verilemeyeceği

YARGITAY 23. HUKUK DAİRESİ

E. 2013/2730
K. 2013/4443
T. 27.6.2013
6100/m.308


DAVA : Taraflar arasındaki alacak davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacılar vekili, arsa sahibi müvekkilleriyle davalı arasında 25.10.1996 tarihinde arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, sözleşme gereğince, bodrum katta iki adet dükkanın, 4 numaralı dairenin 2/3 hissesinin ve 3 numaralı dairenin 1/2 ‘şer hissesinin tesliminin taahhüt edildiğini, sözleşmenin 10. maddesi gereğince sözleşmedeki edimlerin on yıl içinde eksiksiz olarak yerine getirilmemesi halinde davalının 35.000,00 Alman Markı tazminat ödemeyi kabul ettiği, buna rağmen davalının edimlerini yerine getirmediğini ileri sürerek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, öncelikle sözleşme gereği müvekkillere teslim edilmesi gereken dairelerin ve dükkanların teslimine, bu talebin yerine getirilememesi halinde teslim edilmesi gereken dairelerin ve dükkanların bugünkü değerlerinin hesaplatılarak şimdilik 50.000,00tl’nin davalıdan tahsiline, sözleşmesinin 10. maddesi gereğince, cezai şart karşılığı 35.000,00 Alman Markının, Euro cinsinden 17.948 Euro ( 32.306.00tl ) olarak dava tarihinden itibaren faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar, Yargıtay 15. Hukuk Dairesi’nin 20.2.2012 tarih ve 2011/6570 E.,2012/913 K. sayılı ilamıyla; “Mahkeme kararından sonra dairelerin tapuları devredildiği, bu haliyle davanın açılmasına davalının sebebiyet verdiği gözetilerek mahkeme masrafları, harç ve vekalet ücretinden davalının sorumlu tutulması gerektiği, dükkanlar konusunda ise bilirkişi raporunda, bodrumda dükkan yapılması için tadilat projesinin bulunduğu, harcı ödenmediğinden işlem yapılamadığı, eksiklikler giderildiğinde bağımsız bölüm haline getirilerek arsa sahiplerine devrinin mümkün olabileceği görüşüne yer verildiği buna göre, tadilat projesinin yasaya uygun olup olmadığının İlgili belediyeden sorularak, tadilat projesiyle dükkan yapımı yasaya uygun ve iskan verilecekse davalıya dükkanları bağımsız bölüm haline getirmek, kat irtifakına dahil etmek üzere yetki ve mehil verilerek bu işlemler tamamlandıktan sonra oluşacak iki adet dükkana isabet eden tapu payının davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiği” gerekçeleriyle bozulması üzerine, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dükkanlarla ilgili tadilat projesi ve iskan ruhsatı bulunmadığından her bir davacı için 16.958,00 TL dükkan bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, cezai şartın reddine dair karar kesinleştiğinden bu konuda yeniden karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, tarafların vekilleri temyiz etmiştir.
1- )Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme yapılıp hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmanın kapsamı dışında kesinleşmiş olan yönlere dair temyiz itirazları incelenemeyeceğine göre, davacı arsa sahipleri vekillerinin özellikle ileri sürdükleri temyiz nedenlerine göre, davalı yüklenicinin vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiş reddi gerektirmiştir.
2- )Mahkemece bozma öncesi alınan 15.9.2008 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu 2 adet davacılar dükkanın bedeli 25.928,00 TL olarak hesaplanmış, bu rapora karşı davacılar vekili 21.10.2008 tarihli duruşmadaki beyanında, rapora karşı bir diyeceğinin olmadığını beyan ederek anılan bu bedeli kabul etmiştir.
Bu durumda, mahkemece, açıklanan kabul beyanı dikkate alınarak her iki dükkan için toplam 25.928,00 TL’nin hüküm altına alınması gerekirken, her bir dükkan yönünden ayrı ayrı kabulü aşar şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuş, bu husus bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ : Yukarıda ( 1 ) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ( 2 ) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, davacılardan alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, davalıdan alınan peşin harcın istenmesi halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 27.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın