Bonodaki düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarı çift vade anlamına gelmez.

 

Yargıtay 12. Hukuk Dairesi

2019/10349 E. 
2020/1575 K.


MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından başlatılan bonoya dayalı kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibinde, borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; borca itirazlarını ileri sürerek takibin durdurulmasını talep ettiği, ilk derece mahkemesince, ispatlanamadığından bahisle itirazın reddine karar verildiği, borçlu tarafından istinaf yoluna başvurulduğu, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin kabulü ile senet metninde iki farklı vade bulunduğu gerekçesiyle takibin iptaline karar verildiği, kararın alacaklı tarafından temyiz edildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda, takip dayanağı bononun incelenmesinde; senedin üst bölümünde “ödeme günü” olarak gösterilen kısımda 15.09.2017 tarihinin yazıldığı, düzenlenme tarihinin bononun alt bölümünde 15.03.2017 olarak ifade edilmesinden sonra, bu tarihin ayrıca bono metninde vadeyi gösteren bölümde tekrar edildiği görülmektedir.
6102 sayılı K.nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağı belirtilmiştir. Ancak düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarı çift vade anlamına gelmez. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur.
O halde, Bölge Adliye Mahkemesince, 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca borçlunun istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsiz olup Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile, … Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nin 25/03/2019 tarih, 2018/2234 E. 2019/607 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle, 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesi göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/2. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20/02/2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

12. Hukuk Dairesi

2018/10639 E.

2019/873 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından, bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emrinin tebliği ve yasal sürede icra mahkemesine yapılan başvuru üzerine, mahkemece, senette iki farklı vade tarihi bulunduğu gerekçesi ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Takip dayanağı bononun üst bölümünde “vade” olarak gösterilen kısımda 12.05.2015 tarihi yazılmış ve yine bononun üst bölümünde “ödeme günü” olarak gösterilen kısımda ve bono metninde vadeyi gösteren bölümde vadenin 26.10.2015 olduğu taraflarca kararlaştırılmıştır.
Düzenlenme tarihinin bononun alt bölümünde 12.05.2015 olarak ifade edilmesinden sonra, bu tarihin ayrıca bononun üst kısmında “vade” bölümünde tekrar edildiği görülmektedir.
6102 sayılı K.nun 778. maddesi göndermesi ile bonolar hakkında da uygulanması gereken aynı Kanunun 703. maddesine aykırı olarak çift vadeli düzenlenen senetlerin, bono vasfında sayılamayacağı belirtilmiştir. Ancak düzenlenme tarihinin, bononun üst bölümünde vade tarihi kısmında tekrarı çift vade anlamına gelmez. Aksinin kabulü aşırı şekilcilik olup hak kaybına neden olur.
O halde, mahkemece borçlunun kambiyo hukuku bakımından şikayetinin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nin 366. ve HUMK’nin 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/01/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın