Bononun vadesinden sonra yapılan ödemelerin senet borcuna mahsuben yapıldığı kabul edilir.

YARGITAY 19. Hukuk Dairesi

2014/19578 E.
2015/7773 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine elektronik ortamda gönderilen dava dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, icra takibine konu senet bedelinin müvekkilince kredi kartı ve posta havalesi ile ödendiği halde senedin iade edilmediğini, davalının müvekkiline senedi yırtıp attığını söylediğini, daha sonra senedin dava dışı 3. şahıs …’a ciro edilerek icra takibine konulduğunu, senedin bedelsiz kaldığını ileri sürerek müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının iddiasına konu ödemelerin dava konusu bono için yapılmadığını, kaldı ki yapılan ödemelerin miktarı ve tarihinin bono ile örtüşmediğini, parça parça yapılan ödemelerin başka borçlara karşılık yapıldığını, asıl olanın peşin ödeme olduğunu, taksitli ödemenin kabul edildiğinin davalı tarafça kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece yapılan yargılamada toplanan delillere göre; davacının senet bedelinin ödendiğine dair delil olarak takibe konu senetlere eş değer olabilecek resmi evrak veya senede ilişkin her hangi bir yazılı belge sunamaması, kambiyo senedi vasfında olan bonoların illetten mücerret oluşu hususları bir bütün halinde değerlendirildiğinde, davacının davalıya takibe konu bonoya ilişkin olarak borcunu ödediğini ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Dava, icra takibine konu borçlusu davacı, lehtarı davalı olan 15.05.2008 tanzim ve 01.11.2008 vade tarihli 14.000 TL bedelli bononun ödendiği gerekçesiyle İİK’nın 72. madddesi hükmü uyarınca borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı senet bedelinin ekli kredi kartı slipleriyle ve posta havale dekontlarıyla ödendiğini, davalı ise yapılan ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığını ileri sürmüştür. Senedin vadesinden önce tanzim tarihinden sonra yapılan ödemelerin senede yönelik yapıldığının ileri sürülmesi halinde ispat külfeti davacıdadır. Başka bir anlatımla henüz muaccel olmayan bir borcun ödendiğini davacı ispatla yükümlü olacaktır. Somut olayda davaya konu senedin vade tarihi 01.11.2008’dir. Bu tarihten sonra yapılan ödemelerin senet borcuna mahsuben yapıldığının kabulü gerekir. Davalı-lehtar bu ödemelerin başka bir borca karşılık yapıldığını iddia ediyorsa bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin ve tartışılmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.05.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın