BORÇLU TARAFINDAN YAPILAN ÖDEME TAAHHÜDÜN DİĞER TAKİP BORÇLULARI HAKKINDAKİ TAKİBİ DURDURMAZ

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/9770
KARAR NO:2017/1207
KARAR TARİHİ:06.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve
dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp
düşünüldü:

Şikayetçi borçlu … vekilinin, icra takip dosyasında diğer borçlu … ile alacaklı arasında İİK’nun 111. maddesi uyarınca sözleşme yapıldığını, dolayısıyla sözleşme sürecinde takibin durması gerektiğini, buna rağmen müvekkilinin araçları üzerine haciz
konulduğunu ileri sürerek hacizlerin kaldırılması istemiyle icra mahkemesine başvurduğu,

mahkemece, şikayetin kabulüne karar verildiği görülmektedir. İİK’nun 111/3-4. maddesi; “Borçlu ile alacaklının borcun taksitlendirilmesi için icra dairesinde yapacakları sözleşme veya sözleşmelerin devamı süresince 106 ve 150/e maddelerindeki süreler işlemez. Ancak bu sözleşme veya sözleşmelerin toplam süresinin on yılı aşması hâlinde, aştığı tarihten itibaren süreler kaldığı yerden işlemeye başlar. Taksitlerden biri zamanında verilmezse icra muamelesi ve süreler kaldığı yerden devam eder” şeklinde düzenlenmiştir. Bu nedenle anılan madde uyarınca taksitle ödeme sözleşmesi yapılması halinde, sözleşme ihlal edilmediği sürece alacaklı, bu sözleşmeyi yapan borçlu yönünden, takibe devam edemez.

Somut olayda, dava dışı borçlu …’ın icra dairesi huzurunda vermiş olduğu ödeme taahhüdünün alacaklı tarafından kabul edilmesi ile taraflar arasında İİK’nun 111/3. maddesi uyarınca ödeme taahhüdü sözleşmesi yapıldığı, akabinde, alacaklının talebi ile, sözleşmenin tarafı olmayan şikayetçi borçlunun tüm araçları üzerine haciz konulduğu görülmüştür. İİK’nun 111. maddesi gereğince yasal şartların bulunması nedeniyle borçlu …’ın borcunu taksitler halinde ödeme taahhüdü, sadece adı geçen borçlu hakkındaki takibin durması sonucunu doğurur. Bir başka deyişle anılan borçlu tarafından yapılan taahhüt, diğer takip borçluları hakkındaki takibi durdurmaz. Bu durumda, borçlu … yönünden takibe devam edilip, adı geçen borçlunun araçlarının haczedilmesinde yasaya aykırı bir durum olmadığından, mahkemece, şikayetin reddi yerine, kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın