BORDROLARDAKİ İKRAMİYE HANESİNDE GÖRÜNEN ÖDEMELERİN İLAVE TEDİYE ÖDEMESİ OLDUĞUNU

T.C.
Yargıtay
22. Hukuk Dairesi
E: 2015/14290 K: 2018/22870 K.T.: 23.10.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (…) Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : ALACAK
Y A R G I T A Y  K A R A R I
Dava, alacak istemine ilişkin olup, Mahkemece davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hükmün Dairemizin 16/10/2017 tarihli ve 2017/41294 esas, 2017/21868 karar sayılı ilamı ile bozulduğu anlaşılmıştır.
02/07/2012 tarihinde kabul edilip 05/07/2012 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un 40. maddesi gereğince 5521 sayılı Kanun’a eklenen geçici 2. maddesi ile “Bölge adliye mahkemelerinin 5235 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi uyarınca Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, Yargıtay’ın bozma kararlarına karşı verilen direnme kararının temyizi halinde dava dosyası, önce kararı veren daireye gönderilir. Direnme kararları daireler tarafından öncelikle incelenir. Kararı veren daire, direnmeyi yerinde görürse kararı düzeltir; yerinde görmezse talebi on gün içinde Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’na iletir.” şeklinde düzenleme getirilmiştir.
16/10/2017 tarihli ve 2017/41294 esas, 2017/21868 karar sayılı bozma ilamına Mahkemece direnilmesi üzerine, direnme kararı davalı vekilince temyiz edilmiştir. 5521 sayılı Kanun’a 6352 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile eklenen Ek 2. maddesi gereğince Dairemizce yapılan inceleme neticesinde;
Somut uyuşmazlıkta; Dairemizin 16/10/2017 tarihli bozma ilamında “…Somut olayda; dosyaya sunulan …’lerde ilave tediye ve ikramiye başlığı altında 6772 sayılı yasa gereği 52 günlük ücret tutarında ilave tediye ödeneceği kararlaştırılmıştır. Taraflar ücret ve ikramiye alacağı konusunda anlaşmış olup davacı vekili yargılama aşamasında ikramiye alacağından feragat etmiştir. Davalının sunduğu maaş bordrolarında ikramiye ve ek ödeme adı altında bir kısım tahakkuklar bulunmaktadır. Davalı ek ödeme ve ikramiye adı altında yapılan ödemelerin ilave tediye alacağına mahsuben yapıldığını iddia etmektedir. Bu durumda; davacı ikramiye alacağından feragat ettiğinden maaş bordrolarında ikramiye ve ek ödeme tahakkukuna ilişkin ödeme belgelerinin getirtilerek varsa bu tahakkuklara ilişkin ödemeler davacının ilave tediye alacağından mahsup edildikten sonra davacının ilave tediye alacağının bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması hatalı olup bozma nedenidir.” şeklinde bozma sebebine yer verilmiştir.
Dosya içeriğine göre, davacı vekilinin ikramiye alacağından feragat etmediği sabittir. Yargılamanın 17/12/2014 tarihli celsesinde, davacı vekilinin “ikramiye alacağı yönünden davamızı müraacata bırakıyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu, aynı celse Mahkemece tesis edilen ara karar ile ikramiye alacağı yönünden dosyanın işlemden kaldırılması ile bu talebin eldeki davadan tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, Dairemizin 16/10/2017 tarihli bozma ilamında, davacı vekilinin ikramiye alacağından feragat ettiğine ilişkin ifadeye yer verilmesi maddi hataya dayalıdır. Hal böyle olmakla birlikte, hesaba konu dönem toplu … sözleşmelerinde, işçilere 6772 sayılı Kanun gereği yıllık ….yevmiye tutarında ilave tediye ödenmesine ilişkin hükmün bulunduğu, ilave tediye haricinde ayrıca ikramiye ödenmesine dair ise bir hükmün yer almadığı görülmektedir. Davalı vekili de, ilave tediye haricinde ikramiye ödenmesine ilişkin toplu … sözleşmelerinde bir hükmün bulunmadığını, bordrolardaki ikramiye hanesinde görünen ödemelerin ilave tediye ödemesi olduğunu beyanla itirazda bulunmuştur.
Toplu … sözleşmelerinde, 6772 sayılı Kanun gereği yıllık 52 yevmiye tutarında ilave tediye ödenmesine ilişkin hüküm haricinde, ayrıca ikramiye ödenmesine dair bir hükmün bulunmadığı dikkate alındığında, bordrolardaki ikramiye hanesinde gösterilen tahakkukların ilave tediyeye ilişkin olduğunun kabulü gerekli olup, ödenmiş olması halinde bu meblağlar ilave tediye alacağından mahsup edilmelidir. Kararın bu gerekçe ile bozulması gereklidir. Anılan sebeple, İlk Derece Mahkemesinin direnme kararı kısmen değişik gerekçe ile bozulmalıdır.
Yukarıda yazılı sebeplerle, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Hukuk Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle, dosyanın YARGITAY HUKUK GENEL KURULUNA GÖNDERİLMESİNE, 23/10/2018 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın