BOŞANMA DAVASINDAN SONRA AYRI OLARAK TALEP EDİLEN TAZMİNAT VE NAFAKA

T.C
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/5078
KARAR NO:2017/5338
KARAR TARİHİ:04.05.2017
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Yoksulluk Nafakası-Maddi ve Manevi Tazminat

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından; nafaka ve tazminatlar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Dava evliliğin boşanma ile sona ermesinden sonra açılmış bulunan maddi ve manevi tazminat (TMK m.174/1-2) ile yoksulluk nafakası (TMK m.175) taleplerine ilişkindir. Boşanma davası içerisinde harca tabi olmadan istenebilecek tazminat ve yoksulluk nafaka talepleri, boşanma davasından bağımsız olarak talep edilmesi halinde dava değeri üzerinden nispi harca tabidir. Davacı kadının bu davasından başvurma harcı ve maktu peşin harcı alınmıştır. Nafaka ve tazminatların boşanmadan bağımsız bir dava ile talep edilmeleri halinde dava değeri tazminatların miktarı ile nafakaların yıllık tutarının toplamı olacağından, davacı kadına talep ettiği nafakanın yıllık tutarı ile maddi ve manevi tazminat miktarı üzerinden peşin nispi harcı tamamlaması için süre verilmesi (Harçlar Kanunu m.30-32) harç tamamlandığı takdirde işin esasına girilip tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken, harç eksikliği tamamlanmadan yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 04.05.2017

BOŞANMA, EŞİN BAŞKA BİR KADIN İSMİ İLE TWİTTER HESABI AÇIP EŞİ ALEYHİNE DELİL OLUŞTURMAYA ÇALIŞMASI

T.C
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2015/13454
KARAR NO:2016/4141
KARAR TARİHİ:02.03.2016
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Karşılıklı Boşanma

Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davacı-davalı kadın tarafından; kusur belirlemesi, tazminatlar ve nafakaların miktarı yönünden, davalı-davacı erkek tarafından ise; kusur belirlemesi, tazminat taleplerinin reddi ile kadın lehine hükmedilen tazminatlar ve nafakalar yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle tarafların mahkemece ise kabul edilen kusurlu davranışları yanında erkeğin hakaret edip, aşağılayıcı sözler söylediği, kadının ise birlik görevlerini yerine getirmediği, başka bir kadın ismi kullanarak twitter hesabı açıp eşi aleyhine delil yaratmaya çalıştığı, erkeğin de eşine yalan söyleyerek güvenini sarstığı, bu durumda, boşanmaya sebebiyet veren olaylarda erkeğin ağır kusurlu olduğunun anlaşılmasına göre erkeğin tüm, kadının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2-Tarafların tespit edilen ekonomik ve sosyal durumları, boşanmaya yol açan olaylardaki kusur dereceleri, paranın alım gücü, kişilik haklarına yapılan saldırı ile ihlal edilen mevcut ve beklenen menfaat dikkate alındığında davacı-davalı kadın yararına takdir edilen maddi ve manevi tazminat azdır. Türk Medeni Kanununun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi ile Türk Borçlar Kanununun 50 ve 52. maddesi hükmü dikkate alınarak daha uygun miktarda maddi (TMK m. 174/1) ve manevi (TMK m. 174/2) tazminat takdiri gerekir. Bu yönler gözetilmeden hüküm tesisi doğru bulunmamıştır.

SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda 2. bentte gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, aşağıda yazılı harcın….’e yükletilmesine, peşin harcın mahsubuna ve 136.00 TL. temyiz başvuru harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcının yatıran …’e geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.02.03.2016

TEDBİR NAFAKASI-DAVA DİLEKÇESİ DAVALIYA TEBLİĞ EDİLMEDEN ÖN İNCELEME DURUŞMASI YAPILMASI-HUKUKİ DİNLENİLME HAKKI

T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2017/696
KARAR NO: 2017/976
KARAR TARİHİ: 2.10.2017

4721/m.197
6100/m.33,279,317

HGK, E.2013/802, K.2013/347, T. 13/03/2013 sayılı kararı

ÖZET : Dava; tedbir nafakası talebine ilişkindir. Davanın basit yargılama usulüne tabii olması sebebiyle 6100 S.K. 317.maddesi gereğince, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğinin sağlanması, iki haftalık cevap ve delilerini bildirme süresi geçtikten sonra ön inceleme duruşması yapılması gerekmektedir. Dosya kapsamına göre; davalıya sadece tensip zaptının tebliğ edildiği, tebligat tarihinin 30/01/2017 olduğu, ön inceleme duruşmasının ise 11/01/2017 tarihinde dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden yapıldığı görülmüştür. Bu şekilde davalıya savunma ve ispat hakkı tanınmamış olup, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. Kabule göre de delil olarak bildirilen dosyanın getirtilerek tetkik edilmeden eksik inceleme ile yargılama yapılarak karar verildiği görülmüştür.

DAVA

Davacı dava dilekçesinde özetle; davalı ile boşanmadığını, davalı eşinin kendisine ve çocuklarına bakmadığını, eve gelmediğini, kendilerinin infak ve iaşesini temin etmediğinden kendisi için aylık 1.000 TL, çocukların her biri için ayrı ayrı 500 er TL iştirak nafakası olmak üzere toplam 2.000 TL tedbir nafakasının davalıdan alınmasına TEFE ve TÜFE oranlarında arttırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalının, davaya cevap vermediği ancak duruşmadaki beyanında özetle; her ay ortalama 1.000 TL ödeme yaptığını, aylık gelirinin 1.400 TL olduğunu, tanıklarını bildirmek için süre talep ettiğini beyan etmiştir.

Kayseri 5.Aile Mahkemesinin 08/03/2017 tarih 2016/1115 Esas 2017/219 Karar sayılı kararının incelenmesinde; “davacı kadının, herhangi bir yerden gelirinin bulunmadığı, eşinden ayrı yaşadığı ve davalının evi terk ederek evden ayrıldığı, davalının ayrı yaşamakta haklı olmadığı, davalının maddi desteğine ihtiyaç duyduğu, müşterek çocukların davacı annenin yanında olduğu davalının küçüğün ihtiyaçlarına destek olmak zorunda olduğu” gerekçesiyle, davalının geliri ile orantılı olacak şekilde, TMK.nun 4. maddesindeki hakkaniyet ilkesi gözetilerek davanın kısmen kabulü ile davacı için aylık 500 TL, müşterek çocukların her biri için ayrı ayrı aylık 275 er TL tedbir nafakasına hükmedildiği, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verildiği görülmüştür.

Davalı süresinde verdiği istinaf dilekçesinde özetle; kendisinin eşi ve çocukları için ancak 200 er TL nafaka ödeme gücünün bulunduğunu, hükmedilen nafakaların çok yüksek olması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.

KARAR : Dava; Türk Medeni Kanunun 197.maddesine dayalı tedbir nafakası talebine ilişkindir.

İlk derece mahkemesince verilen karara karşı, davalı tarafından kararın tamamı yönünden istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

Davanın basit yargılama usulüne tabii olması sebebiyle 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 317.maddesi gereğince, dava dilekçesinin davalı tarafa tebliğinin sağlanması, iki haftalık cevap ve delilerini bildirme süresi geçtikten sonra ön inceleme duruşması yapılması gerekmektedir. Hakim, Türk Hukukunu re’sen uygular (HMK madde 33). Mahkeme, Hukuk Muhakemeleri Kanununun emredici düzenlemelerinin gereğini yerine getirmek zorundadır (HGK 13/03/2013, 2013/802 Esas 2013/347 Karar).

Dosya kapsamına göre; davalıya sadece tensip zaptının tebliğ edildiği, tebligat tarihinin 30/01/2017 olduğu, ön inceleme duruşmasının ise 11/01/2017 tarihinde dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmeden yapıldığı görülmüştür. Bu şekilde davalıya savunma ve ispat hakkı tanınmamış olup, hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilmiştir. (HMK m.279. Kabule göre de delil olarak bildirilen Kayseri 4.Aile Mahkemesinin 2016/802 esas sayılı dosyası getirtilerek tetkik edilmeden eksik inceleme ile yargılama yapılarak karar verildiği görülmüştür.

Sonuç itibariyle; davalının esasa ilişkin istinaf itirazları değerlendirilmeksizin istinaf talebinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince yargılama usul eksikliği yönünden kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yukarıda açıklanan şekilde usulüne uygun yargılama yapılarak sonucu hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;

1-Davalının diğer istinaf talepleri incelenmeksizin, istinaf talebinin 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince yargılama usul eksikliği yönünden KABULÜ ile, Kayseri 5.Aile Mahkemesinin 08/03/2017 tarih 2016/1115 Esas 2017/219 Karar, sayılı KARARININ BÜTÜNÜYLE KALDIRILMASINA,

2-Yukarıda açıklanan şekilde usulüne uygun yargılama yapılarak sonucu hakkında yeniden bir karar verilmek üzere DOSYANIN İLK DERECE MAHKEMESİNE GÖNDERİLMESİNE,

3-Davacı adli yardımdan yararlandığından istinaf harç ve yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda değerlendirilmesine,

4-HMK.nun 27.maddesi gereğince kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,

Dair; HMK.nun 353/1-a maddesi gereğince duruşma açılmadan dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda kesin olarak oy birliği ile karar verilmiştir. 02.10.2017