AVUKAT ÜCRETİ KARŞILIĞI GAYRİMENKUL SATIŞ VAADİ SÖZLEŞMESİ DÜZENLEYEMEZ

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2013/20865
KARAR NO: 2014/5278
KARAR TARİHİ: 26.2.2014

DAVA : Taraflar arasındaki sözleşmenin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalının avukat olduğunu, kendisinin de …’ın mirasçısı olduğunu, davalı avukat ile miras bırakandan hissesine düşecek taşınmazlarla ilgili davaları takip etmek ve sonuçlandırmak üzere anlaştığını, davalının vekalet ücreti olarak kendisinin hissesine düşecek taşınmazların %25’ini istemesi üzerine … Noterliğinin 22.01.2004 tarih ve 1888 yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki Gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile Arap Süleyman’ın 13 taşınmazından hissesine düşecek bölümün %25’ini davalıya 11.200.00.TL’ya satmayı vaat ettiğini bu vaadin göstermelik olduğunu aralarında bedel ödenmesinin sözkonusu olmadığını,bu durumun satış vaadi sözleşmesine de yazıldığını, davanın kazanılması halinde vekalet ücreti olarak taşınmazların %25’inin davalıya verildiğini, satış vaadi yapılan payın, mahkeme kararı kesinleşip varisler adına tapuya intikal etmeden önce başkasına devrinin yapılamayacağının, eğer böyle bir devir yapılırsa sözleşmenin geçersiz sayılacağının kararlaştırıldığını ancak davalının bu sözleşmeye aykırı olarak … Kadastro Mahkemesi’nin 2003/27 Esas ve 2004/19 Karar sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi ve hissedarların adlarına tescil edilmesini beklemeden … 22. Noterliği’nin 21.03.2006 tarih ve 6716 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve temlik sözleşmesi ile vaade konu %25 hisseyi dava dışı … Gayrımenkul Ticaret A.Ş.’ne devrettiğini, böylece aralarındaki sözleşmeyi geçersiz hale getirdiğini, ayrıca davalı avukatın başka dosyalarda da vekilliğini yaparken aralarındaki güvene ve hesap verme yükümlülüğüne aykırı olarak davalının … 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2006/408 Esas ve 2007/375 Karar sayılı dava dosyasında lehe kurulan hüküm bedeli ve masrafları 30.12.2008 tarihinde tahsil etmesine rağmen kendisine haber vermediğini yine 05.02.2007 tarihinde … 6. Noterliğinin 04183 yevmiye sayılı satış vaadi sözleşmesi ile hak etmediği halde davalının sözleşmeden doğan hakkını ve yetkisi olmadan kendi hissesini … Semt Pazarcıları Odasına devretttiğini ve satış bedelinin de tahsil edildiğini sonradan öğrendiğini, davalının meslek etiğine ve aradaki vekalet akdine aykırı davrandığını, vekalet ücreti karşılığı satış vaadi sözleşmesi ile davaya konu taşınmazların belirli hissesinin alınmasının yasa gereğince yasak olduğunu, davalıyı 24.02.2012 tarihinde azlettiğini ileri sürerek … 7. Noterliği’nin 22.01.2004 tarih ve 1888 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Her ne kadar mahkemece, davalının kadastro mahkemesinde görülmekte olan davalarda verilen bir kısım kararlar kesinleşmeden 21.03.2006 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile hakkını … Gayrımenkul Ticaret A.Ş.’ne devrettiği anlaşılıyorsa da sözleşmede gösterilen satış vaadi sözleşmesinin mahkeme kararları kesinleşmeden devredilemeyeceği yönündeki şartın satış vaadi sözleşmesinin geçerlilik şartı olmadığı, iptali istenen satış vaadi sözleşmesinin değil sonraki devir sözleşmesinin geçersizliğinin vurgulandığı, davalının sözleşmeyi dava dışı şirkete devretmesinini sözleşmenin iptali sebebi sayılamayacağı ancak davacı açısından davalının sözleşmeyi dava dışı üçüncü kişiye devretmesi işleminin geçersiz sayılması gerektiği, davacı tarafın dayandığı diğer sebeplerin sözleşmenin iptalini gerektiren hususlar olmadığı zira söz konusu iddiaların taraflar arasında bulunan vekalet sözleşmesinin iptalini gerektiren sebepler olarak ileri sürülebileceği, satış vaadi sözleşmesinin ise taraflar arasında yapılan vekalet sözleşmesi ile ilişkisinin bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiş ise de; Taraflar arasında imzalanan … 7. Noterliğinin 22.01.2004 tarih ve 1888 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi ile davacının murisi olan…nin tapuda 1/3 hisseye sahip olduğu ancak … Kadastro Mahkemesinde derdest bulunan 1990/58, 1991/3195, 1994/21, 1994/42 ve 1998/272 Sayılı tespite itiraz davaları devam eden toplam 13 parseldeki hissesinin %25’inin davalı alıcıya 11.200.00.TL bedelle satmayı vaat ettiği, satış vaadi bedelinin taraflar arasında alınıp verilmediği,
2013/20865-2014/5278

Derdest davanın kesin hükümle satıcılar lehine sonuçlandığında ve tescil edildiğinde %25 oranındaki tapunun alıcıya verileceği, satıcı ve alıcıya düşecek tüm taşınmazların tapuya tescil işlemlerinin alıcı tarafından yapılacağı, tüm resim, harç masrafları ve derdest davaların tüm masraflarının alıcı tarafından karşılanacağı, davaların aleyhte sonuçlanması halinde tarafların birbirinden hiç bir hak talep etmeyeceği, alıcının satış bedeli ve mahkeme masraflarını satıcılardan talep etmeyeceği, satış vaadi yapılan payın mahkeme kararı kesinleşip varisler adına tapuya intikal etmeden önce başkasına devir yapılamayacağı, yapılırsa sözleşmenin geçersiz sayılacağı kararlaştırılmıştır. Bu sözleşmeye dayanak yapılan mahkeme kararları kesinleşmeden ve tapuya tescilleri yapılmadan davalı avukatın, … 22. Noterliğinin 21.03.206 tarih ve 6716 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde taşınmaz mal satış vaadi ve temlik sözleşmesi ile haklarını dava dışı … Gayrımenkul Ticaret A.Ş’ ne devretmesi sebebiyle taraflar arasında düzenlenen … 7. Noterliğinin 22.01.2004 tarih ve 1888 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesi geçersiz hale gelmiştir. Kaldı ki … 7. Noterliğinin 22.01.2004 tarih ve 1888 yevmiye sayılı düzenleme şeklinde gayrımenkul satış vaadi sözleşmesinin avukatlık ücreti karşılığı düzenlendiği ve bu sözleşmenin de Avukatlık Kanunu’ nun 164/3 maddesinde belirtilen hasılı davaya iştirak yasağına aykırı ve geçersiz olduğu dosya kapsamı ile sabittir. O halde mahkemece, açılan davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken az yukarda yazılı yanlış gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan sebeplerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istenmesi halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.02.2014 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

GÖREVSİZLİK VE YETKİSİZLİK KARARI, YARGILAMA GİDERLERİ, ESER SÖZLEŞMESİ CEZA

T.C.
YARGITAY
15. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2016/1777
KARAR NO: 2017/3491
KARAR TARİHİ: 18.10.2017

YETKİSİZLİK GÖREVSİZLİK KARARINDAN SONRA DAVAYA BAŞKA BİR MAHKEMEDE DEVAM EDİLMESİ HALİNDE YARGILAMA GİDERLERİNE O MAHKEMENİN HÜKMETMESİ-ESER SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN GECİKME CEZASI İSTEMİ-GÖREVSİZLİK KARARI NEDENİYLE DAVALI LEHİNE VEKALET ÜCRETİ

6100/m.331/2

ÖZET : Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan, işin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle gecikme cezası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK’nın 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Mahkemece, davanın reddi sebebiyle davalı lehine nispi vekâlet ücreti taktir edildiği halde ayrıca Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen görevsizik kararına nedeniyle, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı hükmün temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:

KARAR

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan, işin süresinde teslim edilmemesi sebebiyle gecikme cezası istemine dair olup, mahkemece davanın reddine dair verilen hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle davaya konu sözleşmenin 7. maddesine göre yapılacak olan imalâtların 30.04.2014 tarihine kadar yapılıp teslim edilmesi gerektiği, aksi halde cezai şart ödemesi gerektiği hususunda taraflarca anlaşıldığı, dava tarihi 11.07.2014 den sonra davacı tarafça davalıya gönderilen … 7. Noterliği 20.08.2014 tarihli ihtarında, davalıya işi tamamlaması için ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün süre verdiği, bu sebeple gecikme cezası talep edemeyeceğinden davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2-)6100 Sayılı HMK’nın 331/2. maddesi uyarınca görevsizlik, yetkisizlik veya gönderme kararından sonra davaya bir başka mahkemede devam edilmesi hâlinde, yargılama giderlerine o mahkeme hükmeder. Mahkemece, davanın reddi sebebiyle davalı lehine nispi vekâlet ücreti taktir edildiği halde ayrıca … 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen görevsizik kararına nedeniyle, davalı lehine vekâlet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiş hükmün bu sebeple bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; 6100 Sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 Sayılı HUMK’nın 438/VII. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması uygun bulunmuştur.

SONUÇ : Yukarıda 1. bente açıklanan sebeplerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, 2. bentte açıklanan sebeplerle hüküm fıkrasının görevsizlik sebebiyle davalı lehine vekâlet ücreti takdirine dair 5. bendin hüküm fıkrasından çıkartılarak, hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödenen temyiz peşin harcının istenmesi halinde temyiz eden davacıya iadesine, karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 18.10.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

AVUKAT, ALACAKLI VEKİLİ OLARAK YÜRÜTTÜĞÜ İCRA DOSYALARINDA BORÇLU HAKKINDA ACİZ VESİKASI ALMIŞ İSE, AVUKATLIK ÜCRETİ, MUACCEL HALE GELİR

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2016/6822
KARAR NO: 2017/8367
KARAR TARİHİ: 20.9.2017

AVUKAT, ALACAKLI VEKİLİ OLARAK YÜRÜTTÜĞÜ İCRA DOSYALARINDA BORÇLU HAKKINDA ACİZ VESİKASI ALMIŞ İSE, AVUKATLIK ÜCRETİ, MUACCEL HALE GELİR.

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı …O. vekili avukat … ile davacı vekili avukat …’nin gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı avukat, davalıya gönderdiği 10.10.2013 tarihli ihtarname ile davalının alacaklısı olduğu … 5. İcra Müdürlüğü’nün 2009/29127 E sayılı dosyasından alınan aciz belgesi neticesinde taraflar arasında imzalanan 05.10.2008 tarihli Avukatlık Ücret Sözleşmesi’nin 5.8. maddesi gereğince hak ettiği ücretin ödenmesini talep ettiğini, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 11.2 maddesine göre aciz belgesi alınmasının takibi sonuçlandıran işlemlerden olduğunu, zaten sözleşmede de aciz belgesi alınması halinde harca esas miktar üzerinden ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığını, bununla birlikte 01.11.2013 tarihli ihtarname ile de davalı tarafından 21.12.2011 tarihinde temlik edilip bu sebeple istifasının istenildiği 13 adet icra takip dosyasına dair olarak sözleşmeden kaynaklı akdi vekalet ücreti ile karşı yan vekalet ücretinin ödenmesini konu ettiğini, bu dosyalara davalının istemi üzerine istifa etmek durumunda kaldığını, ancak ücretin ödenmediğini ileri sürerek; alacağın tahsili amacıyla başlattığı icra takibine vaki itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Davalı, davacının aciz vesikası alınan dosyada alacağın tahsili yönünde eksik yapmış olduğu işlemler bulunduğundan alınan vesikanın usulüne uygun olmadığını, davacı avukatın görevinden 5.11.2013 tarihli ihtarname ile istifa ettiğini, kendileri tarafından yapılan bir azil işleminin bulunmadığını, bu sebeple haklı olarak istifa ettiğini ispatlaması gerektiğini, temlike konu dosyalarda ise sürecin davacı ile birlikte yürütüldüğünü savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın kabulüne, davalının … 7. İcra Müdürlüğünün 2014/724 Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın 248.303,60 TL asıl alacak ile 160,33TL ve 148,29 TL iki ayrı ihtarname gideri ile asıl alacağın 4.546,26 TL faizi olmak üzere toplam 253.158,48 TL üzerinden iptaline, asıl alacağa takip tarihinden sonra yasal faiz uygulanmasına, icra inkar tazminatı talebinin ise reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.

1-)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-)Davacının icra inkar tazminatına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötü niyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması sebebiyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulüyle icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda birinci bentte açıklanan sebeplerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan sebeple mahkeme kararının hüküm bölümünün birinci fıkrasında yer alan “İcra inkar tazminatı talebinin reddine,” cümlesinin hükümde çıkartılarak yerine “Asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1480,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 29,20 TL. temyiz harcın istenmesi halinde davacıya iadesine, 12.996,96 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 20/09/2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.