SAHTE ODA KAYDI NEDENİ İLE YAŞLILIK AYLIĞIN İPTALİ

T.C.
YARGITAY
10. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2016/7915
KARAR NO. 2017/4890
KARAR TARİHİ. 8.6.2017

5510/m. Geç.54

ÖZET : Dava, sahte oda kaydı sebebiyle aylığın iptaline dair Kurum işleminin geçersizliği, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

506 Sayılı Kanun’un geçici 81. madde kapsamında davacıya bağlanan yaşlılık aylığının, 1479 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa esas oda kaydının sahte olduğundan bahisle iptali üzerine işbu dava açılmış olup; Mahkemece, dava devam ederken yürürlüğe giren 6552 Sayılı Yasayla 5510 Sayılı Yasaya eklenen geçici 54.maddesi uyarınca davacının davalı Kuruma yaptığı başvuru sonucu beklenilmeksizin, geçici 54. madde kapsamından yararlanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle, sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp yararlandırılmayacağı, yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacının Kuruma yaptığı başvuru sonucu beklenerek, varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır. Şayet kurum, sigortalıyı anılan yasal düzenlemeden yararlandırmak suretiyle sigortalılığa geçerlilik veriyorsa bağlanan yaşlılık aylığının aynen geçerliliğini koruyacağı gözetilmelidir.

Şayet sigortalı anılan yasal düzenlemeden kurumca yararlandırılmaz ise, bu halde sigortalının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olup olmadığı, geçerli bir Bağ-Kur sigortalılığın bulunup bulunmadığı hususları usulünce yapılacak araştırmayla belirlenmelidir.

Yapılan araştırma neticesinde, sahtelik sabitse yapılan ödemelerin karşılık geldiği süre kurumdan sorulmalı, itiraz halinde bilirkişi incelemesi yapılarak ileriye doğru isteğe bağlı sigortalı hususu değerlendirilerek karar verilmelidir.

DAVA : Dava, sahte oda kaydı sebebiyle aylığın iptaline dair Kurum işleminin geçersizliği, yaşlılık aylığının yeniden bağlanması ve ödenmeyen aylıkların yasal faizi ile birlikte tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmün, davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi:

KARAR : (01.07.1969-30.0.1977) ve (01.01.1998-15.05.2000) arası 1738 gün SSK (20.04.1982-30.09.1984) ve (22.03.1985-31.12.1995) tarihleri arası 4759 gün Bağ-Kur sigortalılığı olmak üzerinden 506 Sayılı Kanun’un geçici 81. madde kapsamında 1.6.2000 tarihi itibarıyla davacıya bağlanan yaşlılık aylığı, 1479 Sayılı Kanun kapsamındaki sigortalılığa esas oda kaydının sahte olduğundan bahisle iptali üzerine eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır.

Mahkemece, dava devam ederken yürürlüğe giren 6552 Sayılı Yasayla 5510 Sayılı Yasaya eklenen geçici 54.maddesi uyarınca davalı Kuruma yaptığı başvuru sonucu beklenilmeksizin, geçici 54. madde kapsamından yararlanabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkemenin hükmü eksik inceleme ve araştırmaya dayalıdır.

1-) 6552 Sayılı Kanun’un 58. Maddesi ile 5510 Sayılı Yasaya eklenen Geçici 54. Madde “Mülga 4355 Sayılı Ticaret ve Sanayi Odaları, Esnaf Odaları ve Ticaret Borsaları Kanunu, mülga 5373 Sayılı Esnaf Dernekleri ve Esnaf Dernekleri Birlikleri Kanunu ve mülga 507 Sayılı Esnaf ve Küçük Sanatkarlar Kanununa göre; esnaf ve sanatkar siciline veya odasına ya da her ikisine birden kayıtları bulunmakla birlikte üye kayıtlarının mevzuata uygun olarak yapılmadığının tespit edilmesi üzerine, Kuruma kayıt ve tescili yapılmakla birlikte, 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılık süreleri geçersiz sayılarak iptal edilen sigortalılardan 22/3/1985 tarihinden sonraki sürelere ait prim, gecikme zammı ve gecikme cezalarının 31/12/2013 tarihine kadar ödenmiş olması şartıyla 4. maddenin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamındaki sigortalılıkları başlangıç tarihinden itibaren geçerli sayılır” hükmünü içermekte olup; anılan yasal düzenlemeyle getirilen lehe uygulamanın, sahte sigortalılıkta uygulanması mümkün değil ise de; Mahkemece öncelikle, sigortalının anılan yasal düzenlemeden yararlandırılıp- yararlandırılmayacağı, yararlandırma hususunun kurumun kabulünde olup olmadığı konusunda davacının Kuruma yaptığı 13.1.2015 tarihli başvuru sonucu beklenerek, varılacak sonuca göre değerlendirme yapılmalıdır. Şayet kurum, sigortalıyı anılan yasal düzenlemeden yararlandırmak suretiyle sigortalılığa geçerlilik veriyorsa 1.6.2000 tarihi itibarıyla bağlanan yaşlılık aylığının aynen geçerliliğini koruyacağı gözetilmelidir.

Şayet sigortalı anılan yasal düzenlemeden kurumca yararlandırılmaz ise, bu halde sigortalının kendi nam ve hesabına bağımsız çalışmasının olup olmadığı, geçerli bir Bağ-Kur sigortalılığın bulunup bulunmadığı hususları usulünce yapılacak araştırmayla belirlenmelidir.

2-) Yapılan araştırma neticesinde, sahtelik sabitse yapılan ödemelerin karşılık geldiği süre kurumdan sorulmalı, itiraz halinde bilirkişi incelemesi yapılarak ileriye doğru isteğe bağlı sigortalı hususu değerlendirilerek karar verilmelidir.

Mahkemenin yukarıda açıklanan maddi ve hukuki esaslar doğrultusunda yargılama yaparak elde edilecek sonuca göre karar vermesi gerekirken, eksik inceleme sonucu yazılı şekilde hüküm kurması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O hâlde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : Temyiz edilen hükmün yukarıda açıklanan sebeplerle BOZULMASINA, 08.06.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

BAĞ-KUR SİGORTALILIĞIN TESPİTİ, AYNI GÜNDE AÇILIP KAPANAN İŞ YERİ

T.C
YARGITAY
21. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/12267
KARAR NO:2017/1009
KARAR TARİHİ:16/02/2017
MAHKEMESİ : İş Mahkemesi

Davacı, 21/01/1987-21/06/1987 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar
okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

KARAR

Dava, davacının 21/01/1987-21/06/1987 tarihleri arasında Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 21/01/1987 tarihinde 1 gün Esnaf Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 23/01/1987 varide tarihli giriş bildirgesi ile 21/01/1987 tarihinde başlayan vergi kaydı gereğince tescilinin yapıldığı, çay ocağı işletmeciliği faaliyeti nedeniyle 21/01/1987 tarihinde başlayan vergi kaydının aynı tarihte
son bulduğu, Kurum tarafından davacının vergi kaydının aynı tarihte son bulması ve oda kaydı ile esnaf sicil kaydının da bulunmaması sebebiyle giriş bildirgesinin iptal edildiği anlaşılmaktadır.

Somut olayda, davacının esnaf Bağ-Kur sigortalılığının dayanığını oluşturan vergi kaydının aynı gün içinde son bulduğu, çay ocağı işletmeciliği yapılan bir işyerinin aynı gün içinde faaliyete geçip kapanmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu ve Kurum işleminin yerinde olduğu anlaşıldığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 16/02/2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.