Çekin bedelsiz olduğunun bilinmesi gereken an, çekin devralındığı andır

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi
2017/4471 E. 
 2019/5638 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davası hakkında İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nden verilen davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine yönelik 2014/1609 esas ve 2016/670 karar sayılı ve 02.09.2016 tarihli hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması sonucunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi tarafından verilen davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın tüm davalılar hakkında kabulüne yönelik kararın süresi içinde davalı … vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
– KARAR –
Davacı vekili, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/18584 esas sayılı dosyasında takibe dayanak 30.09.2014 keşide tarihli, 55.000,00 TL bedelli çekin bedelsiz kaldığını, bu çekin davacıya iade edilmesi gerektiğini, ancak davalılardan … Şirketi’nin çeki kaybettiği gerekçesi ile iade etmediğini, bu çekten dolayı davacının ne icra takibi yapan davalı …’e, ne de çekte cirosu bulunan diğer davalılara borcu bulunmadığını, bedelsiz kalan bu çekin mükerrer olarak tahsil edilmeye çalışıldığını, … isimli kişinin, davalı … Şirketi’ni arayarak çeki iade için bir miktar para istediğini, tüm davalıların kötü niyetli olduğunu, çek hakkında ödemeden men kararı bulunduğunu, dolayısıyla bu çekin karşılıksız çıktığı için değil, bilakis davacının iradesi ve mahkemenin ödemeden men kararı nedeniyle ödenmediğini, bu nedenle çek tazminatı istenmesinin de mümkün olmadığını iddia ederek dava konusu çekten dolayı davalılara borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı … vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Davalı … Gıda …Ltd. Şti. vekili, dava konusu çekin bir önceki ciranta …’na iade edildiğini, davalının iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Davalı … Endüstriyel …Ltd. Şti., davaya cevap vermemiştir.
İlk Derece Mahkemesi’nce, davacı … Şirketi tarafından keşide edilerek davalı … Şirketi’ne verilen 55.000,00 TL’lik dava konusu çekin, davalı … Şirketi tarafından beyaza ciro edildiği ve sırasıyla davalılar …, Ekonomist Gıda Şirketi ve … tarafından beyaza ciro yapıldığı, çekin dava dışı … tarafından Vakıflar Bankası … Şubesi’ne ibraz edildiği, mahkemenin men kararı üzerine bu husus şerh edilerek çekin iade edildiği, daha sonra dava konusu çekin … tarafından 10.04.2014 tarihinde, borçlular EDK Şirketi, … Şirketi, … ve Ekonomist Gıda Şirketi aleyhine icra takibine konulduğu, çekin kaybolduğu ve bulunduğunda iade edileceği, bedelsiz kaldığı hususunun davalı … Şirketi tarafından davacıya bildirildiği, davacının dava konusu çekten dolayı … Şirketi’ne borçlu olmadığı, kural olarak bedelsizlik def’inin lehdara karşı ileri sürülebileceği, bu def’inin ciro yoluyla devralanlara karşı ileri sürülebilmesi için bu kimselerin bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olması gerektiği, ancak bu hususun ispat edilemediği gerekçesiyle davalılar …, Ekonomist Gıda Şirketi ve … hakkındaki davanın reddine, davalı … Şirketi hakkındaki davanın kabulü ile dava konusu 7932637 seri nolu, 30.09.2014 keşide tarihli ve 55.000,00 TL bedelli çek nedeniyle fer’ileriyle birlikte davacının davalı … Şirketi’ne borçlu olmadığının tespitine, davalı … alacağına geç kavuştuğundan İİK.’nın 72/4 maddesi gereği davalının zararına karşılık % 20 tazminat tutarı olan 12.164,87 TL’nin davacıdan tahsili ile davalı …’e verilmesine karar verilmiş, hükme karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce, çek hakkında mahkemece verilen ödeme yasağı kararı nedeniyle çekin ibrazında ödenmeyip, dava dışı … tarafından davalı …’e iade edildiği, çekteki ciro silsilesinin Ekonomist Gıda Şirketi’nden itibaren kopuk olduğu, davacı … Şirketi ile davalı … Şirketi arasındaki ticari ilişki nedeniyle verilmiş olan ancak bedelsiz kalmasına rağmen iade edilmeden kaybolan bu çekin bir şekilde ele geçirilerek ciro yoluyla sirküle ettirildiği, davalı …’ün bu çekin bedelsiz olduğunu bilerek ve kötü niyetli olarak alıp, dava dışı kişiye ciro ettiği, dolayısıyla davacının bu çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine dair talebinin yerinde olduğu, bankaya ibrazdan sonra çekin ancak alacağın temliki hükümlerine göre devredilebileceği, ciro silsilesi kopuk olduğundan ve usulüne uygun ciro bulunmadığından davanın tüm davalılar yönünden kabulünün gerektiği gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi’nin kararının kaldırılmasına, tüm davalılar yönünden davanın kabulüne, İstanbul Anadolu 2. İcra Müdürlüğü’nün 2014/18584 esas sayılı icra takip dosyasına ve iş bu davaya konu olan … nolu, 30.09.2014 keşide tarihli, 55.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalılardan …’ün kötü niyetli olarak bedelsiz çeki icraya koymuş olması nedeniyle takip konusu alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatının davalı …’ten alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, iş bu karara karşı davalı … vekilince temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.
Davacı … Şirketi tarafından keşide edilerek davalı … Şirketi’ne verilen dava konusu çekin lehtarının ve ilk cirantasının davalı … Şirketi, ikinci cirantasının davalı …, üçüncü cirantasının davalı Ekonomist Gıda Şirketi, dördüncü cirantasının davalı … olduğu, çekin dava dışı … tarafından … Bankası … Şubesi’ne ibraz edildiği, ödemeden men kararı dolayısıyla çekin iade edildiği, çeki bankaya ibraz eden dava dışı … ’in cirosunu çizerek çeki kendisine ciro eden davalı …’e verdiği, açıklanan bu şekli ciro silsilesine göre davacı … diğer davalılar hakkında takip başlatan davalı …’ün yetkili hamil olduğu ve ciro silsilesinin kopuk olmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı, dava konusu çekin bedelsiz olduğunu, bu hususu lehtar davalı … Şirketi’nin kabul ettiğini, … Şirketi dışında ciro silsilesinde yer alan diğer davalıların ise çeki, bedelsiz olduğunu bilerek devraldıklarını iddia ederek borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Çekin lehtar-davalı … Şirketi bakımından bedelsiz kaldığı anlaşılmaktadır. Davacı tarafından ileri sürülen bedelsizlik iddiası, şahsi bir def’idir. TTK’nın 687. maddesinin birinci fıkrası, “Poliçeden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan def’ileri başvuran hamile karşı ileri süremez; meğer ki, hamil, poliçeyi iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun…” düzenlemesini içermektedir. Bu hükme göre şahsî def’îlerin kural olarak hamile karşı ileri sürülmesi söz konusu değildir. Ancak hamil poliçeyi devralırken bile bile borçlunun zararına hareket ederse, bu durumda şahsî def’îler hamile karşı da ileri sürülebilecektir. Anılan bu düzenleme TTK’nın 818. maddesi göndermesi nedeniyle çekler hakkında da uygulanmaktadır. Somut olaya gelindiğinde davacı, davalı …’ün dava konusu çeki bedelsiz olduğunu bilerek devraldığını ispat etmelidir. Çekin bedelsiz olduğunun bilinmesi gereken an, çekin devralındığı andır. Bu yöndeki bir iddia, tanık dahil her türlü delille ispat edilebilecektir. Bu hususta davacı tanıkları dinlenmiş ise de dinlenen tanıklar, davalı …’ün çeki devraldığı anda çekin bedelsiz olduğunu bildiği yönünde beyanda bulunmamışlardır. Tüm dosya kapsamı ile de bu husus ispat edilebilmiş değildir.
Bölge Adliye Mahkemesi’nce yukarıda açıklanan hukuki durum çerçevesinde bir sonuca varılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile davalı … hakkındaki davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/382 esas ve 2017/1348 karar sayılı ve 27.04.2017 tarihli kararının bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’nin 2017/382 esas ve 2017/1348 karar sayılı ve 27.04.2017 tarihli kararının temyiz eden davalı … yararına BOZULMASINA, dosyanın İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, peşin harcın istek halinde temyiz eden davalı …’e iadesine, 26/12/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın