Dava dilekçesinde bildirilenden daha yüksek çıkan bilirkişi kusur oranının nazara alınmayacağı -taleple bağlılık ilkesi

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi

Esas No:2014/3975
Karar No:2015/11964
K. Tarihi:11.11.2015

Davacı vekili, 24.04.2006 havale tarihli dava dilekçesinde, davalının %60 kusurlu olduğunu belirterek sigortalısına ödediği bedelin %60’ına isabet eden miktarın davalı yayadan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar Mahkemece İTÜ heyetinden davalı yaya H.. E..’ın %70 kusurlu, sigortalı araç sürücüsü C. A.’nun %30 kusurlu olduğunu belirten 10.04.2008 tarihli rapor alınmış ve bu rapordaki kusur oranları hükme esas alınmış ise de, dava dilekçesinde kusur oranı davalı için %60 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davalının %70 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün, süresi içinde davacı sigorta şirketi vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı yayanın kendisine kırmızı ışık yandığı halde yaya geçidinden geçmesi nedeniyle meydana gelen zincirleme kazada sigortalı ….. plakalı aracın hasar gördüğünü, pert olduğunu, sigortalı M.t C. A.’na 07.06.2005 tarihinde 23.500,00 TL ödeme yapıldığını, davalı yaya H.. E..’ın kazanın oluşumunda %60 kusurlu olduğunu belirterek, davalının kusuruna isabet eden 14.100,00 TL nin ödeme tarihi olan 07.06.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı H.. E.. vekili, kazanın kaza tespit tutanağında yazılı şekilde meydana gelmediğini, müvekkilinin yaya geçidini hiç kullanmadığını, kırmızı ışığın bulunduğu refüjde beklerken dava dışı G.n A.’ın kazaya sebebiyet verdiğini, G. A..’ın başka bir kişiye çarptığını ancak sanki kendisine çapmış gibi anlatılarak tutanak tutulduğunu, kazada kusuru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalının kusuru İTÜ heyetinden alınan rapor doğrultusunda %70 kabul edilerek, alınan hasar raporu doğrultusunda aracın pert olduğu, aracın hurda değeri ikinci el değerinden çıkarıldıktan sonra kalan 18.000,00 TL zararın bulunduğu, bu zarar miktarının davalının %70 kusuruna isabet eden tutar olan 12.600,00 TL’nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı sigorta şirketi vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı sigorta şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Yargılamaya hakim olan ilkelerden olan “taleple bağlılık ilkesi” 1086 sayılı HUMK’nın 74. maddesinde (6100 sayılı HMK m. 26) düzenlenmiş olup, hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır ve ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.
Davacı vekili, 24.04.2006 havale tarihli dava dilekçesinde, davalının %60 kusurlu olduğunu belirterek sigortalısına ödediği bedelin %60’ına isabet eden miktarın davalı yayadan rücuen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Her ne kadar Mahkemece İTÜ heyetinden davalı yaya H.. E..’ın %70 kusurlu, sigortalı araç sürücüsü C. A.’nun %30 kusurlu olduğunu belirten 10.04.2008 tarihli rapor alınmış ve bu rapordaki kusur oranları hükme esas alınmış ise de, dava dilekçesinde kusur oranı davalı için %60 ile sınırlandırıldığı halde talep aşılarak davalının %70 kusurlu olduğu kabul edilerek hüküm kurulması doğru görülmemiş ve hükmün bu yönden bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı sigorta şirketi vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda dökümü yazılı 187,50 TL fazla alınan temyiz peşin harcının davacıya iadesine, 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın