Dosyayı takip eden avukattan olur almadan vekalet ibrazı

Esas 2018/21

Karar 2018/327

* Şüphesiz, bir avukat adına vekâletname düzenlenmiş olması, o avukatın mutlaka işi kabul ettiği anlamına gelmez. Ve şüphesiz ki herhangi bir dosyaya sırf incelemek için dahi vekâlet istendiği biline bir gerçek olmakla birlikte, şikâyetli savunmasında “kaldı ki müvekkili İ.’nin yanında şikâyetçi ile yaptığı telefon görüşmelerinde iznini aldığını” beyan etmekle dosyada bir başka meslektaşının vekâleti olduğunu bildiğini beyan ederek Meslek Kuralları’na aykırı davranmıştır.

(Av. Yas. 34, 134 TBB Mes. Kur. 39)

Şikâyetli avukat hakkında; “Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesinde belirtilen ‘İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekâlet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekâlet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.’ hükmünü ihlal ettiği” iddiası üzerine başlatılan disiplin kovuşturmasında, eylem sabit görülmeyerek ceza tayin edilmemiştir.

Şikâyetli önceki savunmalarında özetle; ilgili dosyalara İ.K.’nın ısrarı doğrultusunda vekâlet almak zorunda kaldığını, vekâletnamenin dosyalara ibraz etmesinin, davayı kabul ettiği biçiminde yorumlanmaması gerektiğini, kaldı ki müvekkili İ.’nin yanında şikâyetçi ile yaptığı telefon görüşmelerinde iznini aldığını, bu nedenle meslek kurallarına aykırı davranmadığını, bilahare ise iş sahibinin iradesi doğrultusunda işi kabul etmediğini beyan ederek, müvekkiline ait … Limited Şirketi’nin bir alacağı sebebiyle A.A. adlı şahsa hacze gittiği sırada, borçlu vekili olarak kendisinden şikâyetçi olan avukatın , borçlu … Lojistik Anonim Şirket vekili olarak haciz mahalline gelerek, istihkak iddiasında bulunduğunu, bu hususun menfaat aykırılığı sebebiyle Avukatlık Kanunu’na aykırı olduğunu ve bu hususta şikâyet etme hakkını mahfuz tuttuğunu beyan etmiştir.

İncelenen dosya kapsamında Baro Yönetim Kurulu’nun 05.11.2015 günlü kararı ile Avukatlık Kanunu’nun 34, 134, Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesi uyarınca değerlendirilmek üzere disiplin kovuşturması açılmasına karar verildiği,

Şikâyetçi avukat tarafından müvekkili İ.K.’ya gönderilen 09.01.2015 tarihli elektronik postada, “Tarafımca takip edilen dosyalarda Avukat D.A.O. tarafından vekâletname konularak, UYAP kaydının oluşturulduğunu öğrenmiş bulunmaktayız. … 23. İş Mahkemesi’nin 2013/843 esas, … 9. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/463 esas, … 1. İcra Mahkemesi’nin 2014/1008 esas, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/939 esas. Bu hususta Avukatlık Kanunu’nun 172/1. maddesi uyarınca yazılı muvafakatim alınmamıştır. Ayrıca belirtmek isterim ki; yukarıda belirtilen dosyaların dışında, tarafı olduğunuz (şahsen ve/ veya sahibi olduğunuz şirketler olarak) 12 dava dosyası, 19 icra dosyası ve 5 ceza dosyası daha tarafımca takip edilmektedir. Dolayısıyla yukarıda adı geçen avukatın diğer dosyalara da vekâletname sunması kuvvetle muhtemeldir. Sonuç olarak; yukarıda adı geçen avukatın, tarafımca takip edilen iş ve dava dosyalarına vekâletname sunmasına muvafakat etmediğimi beyan eder, tarafımca takip edilen dava dosyalarına avukat tarafından sunulan vekâletnamenin geri çekilmesi ve UYAP kaydının kapatılması hususunda iş sahibi olarak gereğinin yapılmasını sizden talep ederim.” dediği,

UYAP Avukat Bilgi Sistemi’nin 12.01.2015 tarihli örnek çıktılarında … 23. İş Mahkemesinin 2013/843 esas, … 9. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/463 esas, … 1. İcra Mahkemesinin 2014/1008 esas, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/939 esas sayılı dosyalarında şikâyetçinin müvekkili İ.K.’nın vekili olarak şikâyetli avukatın görüldüğü,

Baro Disiplin Kurulu’nca “Bir avukat adına vekâletname düzenlenmiş olması, o avukatın mutlaka işi kabul ettiği anlamına gelmez. Kanuna aykırı da olsa zaman zaman bazı mahkemelerin fotokopi alınması için dahi vekâletname sunulmasını şart koştuğu bilinmektedir. Şikâyetli avukatın, vekâletname sunma dışında başka bir işlem yapmadığı, şikâyetçinin 10.05.2017 tarihli dilekçesindeki beyanıyla sabittir. Aksi düşünce tarzı, diğer avukatın vekâletnamesinden haberi dahi olmayan avukatın sırf bu nedenle cezalandırılmasını gerektirir ki, böyle bir düşünce tarzı kabul edilemez. Sadece vekâletname sunulmuş olup, başkaca bir işlem yapılmamış olması Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları madde 39 anlamında disiplin suçu olarak mütalaa edilmemiştir. Vekâletname sunulmasında sözlü azil gibi ispat edilemeyen sonuçlar kovuşturma konusu dışında kalmaktadır.” gerekçesiyle oy birliği ile şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesine yer olmadığına karar verildiği,

Şikâyetçinin 11.10.2017 kayıt tarihli itiraz dilekçesinde özetle; kendisince, müvekkil İ.K.’ya elektronik posta yoluyla mektup gönderilerek, konuyla ilgili tarafına yazılı bilgi verilmediğini, muvafakatinin alınmadığını, dosyalara sunulan vekâletnamelere muvafakatinin olmadığını, iş sahibi olarak vekâletnamelerin geri çekilmesi ve şikâyetli avukat adına açılan UYAP kayıtlarının kapatılması hususunda gereğinin yapılmasını bildirdiğini, işbu elektronik posta çıktısı da dosyada mevcut olduğunu, müvekkili tarafından bu elektronik postaya cevap verilmediğinden ve daha fazla dosyaya aynı avukat tarafından vekâletname sunulduğunu tespit etmiş olduğundan, huzurdaki şikâyeti yapma zorunluluğunun doğduğunu, özetle müvekkiline öncelikli olarak konuyla ilgili bilgilendirdiğini ve kendisinden aykırılığın giderilmesi konusunda gereğinin yapılmasını talep ettiğini, bir meslektaşının yerine geçmeyi kabul eden avukatın, her şeyden önce yazılı olarak meslektaşına haber vermesi, vekâletname sunacağı dosyaya bir başka avukat tarafından daha önceden vekâletname sunulup sunulmadığını araştırması, varsa alacağı ücretin tahsiline çalışması, meslektaşlık hukukunun gereği olduğunu, ancak şikâyetli avukat tarafından kendisine hiçbir şekilde yazılı olarak bilgi verilmeden ve muvafakati alınmadan dosyalara vekâletname sunulduğunu beyanla, Baro Disiplin Kurulu kararına itiraz ettiği, şikâyetli hakkında disiplin cezası verilmesini talep ettiği,

Usulüne uygun tebligata rağmen şikâyetlinin itiraza cevap vermediği görülmüştür.

Türkiye Barolar Birliği Meslek Kuralları’nın 39. maddesinde “İş sahibi anlaşmayı yaptığı avukattan sonra ikinci bir avukata da vekâlet vermek isterse, ikinci avukat işi kabul etmeden önce, ilk vekâlet verilen avukata yazıyla bilgi vermelidir.” denmektedir.

Şüphesiz, bir avukat adına vekâletname düzenlenmiş olması, o avukatın mutlaka işi kabul ettiği anlamına gelmez. Ve şüphesiz ki herhangi bir dosyaya sırf incelemek için dahi vekâlet istendiği biline bir gerçek olmakla birlikte, şikâyetli savunmasında “kaldı ki müvekkili İzzet’in yanında şikâyetçi ile yaptığı telefon görüşmelerinde iznini aldığını” beyan etmekle dosyada bir başka meslektaşının vekâleti olduğunu bildiğini beyan ve ikrar etmektedir.

Bu nedenle, itirazın kabulü ile Baro Disiplin Kurulu kararının kaldırılması ve şikâyetli avukat hakkında ceza tayini gerekmiştir.

Gereği düşünüldü;

1-Şikâyetçi avukatın itirazının kabulüne, … Barosu Disiplin Kurulu’nun “Disiplin Cezası Verilmesine Yer Olmadığına” ilişkin 29.05.2017 gün ve 2015/D.642 Esas, 2017/303 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, Şikâyetli avukatın UYARMA CEZASI İLE CEZALANDIRILMASINA,

2-Kurulumuz kararının tebliğini izleyen günden itibaren 60 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemesinde dava yolu açık olmak üzere,

Katılanların oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın