EVLİLİK BİRLİĞİ DEVAM EDERKEN ERKEĞİN BAŞKA YERE TAŞINMASININ TAŞINMAZIN AİLE KONUTU OLMA ÖZELLİĞİNİ ORTADAN KALDIRMADIĞI

Özet: Taşınmazın sırf kentsel dönüşüm alanında kalıyor olması, şerhin kaldırılması için yeterli değildir. Bu bakımdan yerel mahkemenin buna ilişkin gerekçesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte davalı erkeğin 6284 sayılı yasa uyarınca evden uzaklaştırıldığı bunun üzerine tarafların ayrı yaşamaya başladıkları, ayrı yaşamaya başlamadan önce dava konusu taşınmazda birlikte oturdukları ve bu yerin aile konutu vasfını taşıdığı, erkeğin aile konutundan ayrılıp başka yere taşınması, evlilik birliğinin devam ettiği de dikkate alındığında taşınmazın aile konutu olma özelliği ortadan kaldırmaz. O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir. 

T.C.
Yargıtay
2. Hukuk Dairesi
E: 2015/6593
K: 2018/13387
 K.T.: 22.11.2018
MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Aile Konutu Şerhinin Kaldırılması
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı tarafından temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
Dava, tapu kütüğündeki “Aile konutu” şerhinin terkini isteğine ilişkindir. Mahkemece; dava tarihi itibariyle tarafların ayrı yaşadıkları, konutun kentsel dönüşüm kapsamında kaldığı, hali hazırda ortada konut bulunmadığı gibi konutun yıkılmasından önce de tarafların ayrı yaşamaları dolayısıyla taşınmazın aile konutu niteliğinin bulunmadığı gerekçesiyle şerhin terkinine karar verilmiş, kararı davalı temyiz etmiştir.
Taşınmazın kentsel dönüşüm alanında kalması, başka sebepler bulunmadıkça tek başına aile konutu şerhinin kaldırılmasını gerektirmez. Çünkü, Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki 6306 sayılı Kanun, üzerindeki bina yıkılarak arsa haline gelen taşınmazlarda, daha önce kurulmuş olan kat irtifakı veya kat mülkiyetinin ilgililerin muvafakatleri aranmaksızın Bakanlığın talebi üzerine tapu kütüğünden re’sen terkin edilerek, önceki vasfı ile malikleri adına payları oranında tescil edileceğini, bu taşınmazların sicilinde bulunan taşınmazın niteliği, ayni ve şahsi haklar ile temlik hakkını kısıtlayan veya yasaklayan her türlü şerhin, hisseler üzerinde devam edeceğini hükme bağlamıştır. (6306 s. K. m.6/1) Tapu Kütüğüne konulan “Aile konutu” şerhi, malikin temlik hakkını kısıtlayan bir şerh (Tapu Sicili Tüzüğü m. 49/1-c) niteliğinde olduğuna göre, yukarıda anılan Kanun gereği, bu şerhin, pay üzerinde devam edeceği tabidir. Yine temyiz dilekçesine eklenilen belgeden kentsel dönüşümden sonra aile konutu olduğu iddia edilen yere ilişkin tapu kaydının oluşturulduğu anlaşılmaktadır. O halde, taşınmazın sırf kentsel dönüşüm alanında kalıyor olması, şerhin kaldırılması için yeterli değildir. Bu bakımdan yerel mahkemenin buna ilişkin gerekçesi doğru bulunmamıştır. Bununla birlikte davalı erkeğin 6284 sayılı yasa uyarınca evden uzaklaştırıldığı bunun üzerine tarafların ayrı yaşamaya başladıkları, ayrı yaşamaya başlamadan önce dava konusu taşınmazda birlikte oturdukları ve bu yerin aile konutu vasfını taşıdığı, erkeğin aile konutundan ayrılıp başka yere taşınması, evlilik birliğinin devam ettiği de dikkate alındığında taşınmazın aile konutu olma özelliği ortadan kaldırmaz. O halde davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın