GEMİYE SAĞLANAN YAKIT BEDELİNİN TAHSİLİ VE KANUNİ REHİN HAKKI TANINMASI İSTEMİ

Özet: Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin … şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bu bakımdan … verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, … verilen yakıt bedeli yönünden ise gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
T.C.
Yargıtay
11. Hukuk Dairesi
E: 2016/14081 K: 2018/7502 K.T.: 29.11.2018
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada … 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 19/10/2015 tarih ve 2014/271-2015/914 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 27.11.2018 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin uluslararası pazarda faaliyet gösteren ve gemilere yakıt tedarik eden bir firma olduğunu, müvekkili tarafından … isimli gemiye de yakıt sağlandığını, bunun karşılığında iki ayrı fatura düzenlendiğini ancak fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek, 54.372,65 USD tutarındaki alacak için gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınmasına, alacağın adı geçen gemiden karşılanmak suretiyle davalıdan tahsiline ve söz konusu alacağa temerrüt halinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına uygulanan en yüksek oranda faiz uygulanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, düzenlenen faturanın müvekkili adına tanzim edilmediğini, fatura konusu alacağın bir kısmının geminin bağlama limanı olan Cenova’da tedarik edilen yakıta ilişkin olduğunu, bu haliyle adi alacak mahiyetinde olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı doğrultusunda, Türkiye-Tuzla ve … limanlarında teslim edilen yakıtın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği, dosya kapsamına göre; yakıt alım işleminin davalı geminin sicil maliki tarafından yapılmadığı, dolayısıyla; dava konusu alacağın davacıya gemi alacaklısı hakkı vermediği gibi; davacının adi alacaklı sıfatıyla dahi davalıyı sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davalı gemiye sağlanan yakıt bedelinin tahsili ve gemi üzerinde kanuni rehin hakkı tanınması istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili tarafından … isimli gemiye yakıt tedarik edildiğini, bu kapsamda düzenlenen fatura bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek eldeki davayı açmış, mahkemece, yukarıda değinilen gerekçeyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne dair verilen ilk karar, Dairemizce faturalardan birinin … şehrinde yapılan yakıt teslimine ilişkin olduğu, bu kapsamda bağlama limanındaki yakıt tedarikinin adi alacak kapsamında bulunduğu şeklindeki davalı savunması kapsamında, yakıt tedarikine konu Silkeborg gemisinin bağlama limanı ve bu limanda yakıt sağlandığı göz önünde bulundurulmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, eksik inceleme ve değerlendirmeyle davanın tümden kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesi ile bozulmuştur. Bu bakımdan … verilen yakıt bedeli yönünden davacı lehine kazanılmış hak oluştuğu, … verilen yakıt bedeli yönünden ise gemi alacaklısı hakkının koşullarının bulunduğu nazara alınmaksızın davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün temyiz eden davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.630,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın