İdareye başvuru şartının “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemesi” ilamları için zorunlu olduğu , adliye mahkemesi ilamları için başvuru şartı olmadığı…

YARGITAY 12. Hukuk Dairesi

2018/2941 E.
2018/6645 K.

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından … 2. İş Mahkemesi’nin 2013/179 E. 2013/212 K. sayılı ilamındaki alacak kalemlerinin tahsili için borçlu aleyhine takip başlatıldığı, borçlu vekilinin icra mahkemesine başvurusunda; diğer şikayetlerinin yanı sıra, müvekkili İdareye 6352 sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/2. maddesindeki değişiklik kapsamında alacağın tahsiline yönelik herhangi bir başvuru yapılmaksızın takip başlatılmasının yasal dayanağının olmadığını, bu nedenle takibin iptalini talep ettiği, mahkemece, alacaklının, görev gaspı yapmak suretiyle önce idareye başvurmak yerine doğrudan icra yoluna başvurması nedeniyle şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
6352 sayılı Yasa’nın 58. maddesi ile Değişik 2577 sayılı Yasa’nın 28’inci maddesinin (2) fıkrasına göre “…Konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderleri, davacının veya vekilinin davalı İdareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına, bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatırılır. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunur…” Ancak 2577 sayılı Yasa’nın 1. maddesi uyarınca; “Danıştay, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin görevine giren uyuşmazlıkların çözümü, bu Kanunda gösterilen usullere tabi …” olup, bu nedenle İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/2. maddesindeki bu değişikliğin adli yargı mahkemeleri tarafından verilen ilamların infazında uygulanma olanağı bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece, borçlunun bu yöndeki şikayetin reddi ile diğer şikayetleri incelenerek oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile şikayetin kabulü ile takibin iptaline karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/06/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın