İFLASIN AÇILMASINA KARAR VERİLMESİ SONRASI TEMYİZ AŞAMASINDA BİLDİRİLEN TAZMİNAT DAVASI SONUCUNUN BEKLENMESİ GEREKTİĞİ

T.C.
Yargıtay
23. Hukuk Dairesi
E: 2016/5509
K: 2018/4962
K.T.: 25.10.2018
Özet: Mahkemece, davacı vekili tarafından temyize ek delil dilekçesi ile bildirilen, … Üniversitesi ihalesinin feshi nedeniyle açılmış tazminat istemli davanın kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesi beklenerek, bu halde oluşacak ekonomik durum dikkate alınıp davacının borca batıklık halinin devam edip etmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. 
Taraflar arasındaki iflasın ertelenmesi davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
– K A R A R –
Davacı vekili, davacı şirketin borca batık durumda olduğunu, ancak iyileştirme projesi kapsamında erteleme kararı verilmesi halinde bu durumdan çıkabileceğini ileri sürerek davacının iflasının … yıl süre ile ertelenmesini talep ve dava etmiştir.
Müdahiller vekilleri, davacının iflasını istemişlerdir.
Mahkemece iddia, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, peşin ödenen vergi ve fonlar hesaplarının ilavesi ile borca batıklığın 293.609,36 TL olarak hesaplanmasının gerektiği, şirketin iyileştirme projesinin geçmiş yıl verileri ile örtüşmediği gibi finansman giderlerini içermediği ve öngörülen satışların dayanağı bulunmadığından sermayenin 150.000,00 TL artırılması dışında somut, samimi ve inandırıcı olma niteliğine haiz bulunmadığı ve bu haliyle şirketin mevcut halde iflas erteleme koşullarını taşımadığı, verilen süre ve kesin sürelere rağmen davacının herhangi bir revize projesi sunmadığı gibi iflastan kurtulmaya yönelik herhangi bir müspet adımın atılmadığı, her ne kadar ihalelere girme yasaklılığın kalktığının bildirildiği anlaşılmış ise de davacının ihalelere girip ihale almasının ve bundan somut karlarla ayrılmasının net bir gelir kaynağı olmadığı, kaldı ki davanın açıldığı tarih ve karar verildiği tarih arasındaki süreçte davacının iflastan kurtulmak için somut adımlar atmadığı gerekçesiyle davanın reddini ile davacı şirketin iflasının açılmasına karar verilmiştir.
Dava, iflas erteleme istemine ilişkindir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Karar tarihinde yürürlükte bulunan mülga İİK’nın 179/b-…. maddesi, “Erteleme süresi dolmamakla birlikte, mahkeme kayyımın verdiği raporlardan veya gerek gördüğünde alacağı bilirkişi raporundan şirketin veya kooperatifin mali durumunun iyileştirilmesinin mümkün olmadığı kanaatine varırsa, erteleme kararını kaldırarak şirketin veya kooperatifin iflasına; şirket veya kooperatifin bu aşamada borca batıklığının ortadan kalktığı sonucuna varırsa, erteleme talebi ile iflas davasının reddine karar verir” hükmünü içermektedir.
Somut olayda mahkemece, davacı vekili tarafından temyize ek delil dilekçesi ile bildirilen, … Üniversitesi ihalesinin feshi nedeniyle açılmış tazminat istemli davanın kabulüne ilişkin hükmün kesinleşmesi beklenerek, bu halde oluşacak ekonomik durum dikkate alınıp davacının borca batıklık halinin devam edip etmediği hususunda bilirkişi incelemesi yapılarak oluşacak uygun sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene iadesine, kararın tebliğinden itibaren … gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.10.2018 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın