İHALENİN FESHİ, İFLASIN ERTELENMESİ DAVASINDA VERİLEN TEDBİR KARARI KAPSAMINDA İPOTEK KONUSU TAŞINMAZIN SATIŞI YAPILAMAZ

T.C
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2017/93
KARAR NO:2017/1275
KARAR TARİHİ:06.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlular tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve
dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

Şikayet eden borçluların icra mahkemesine başvurularında; 04.12.2015 tarihli ihalenin feshini talep ettikleri, mahkemece şikayetin reddine karar verildiği görülmektedir. İİK’nun 179/b maddesi hükmü gereğince; iflasın ertelenmesi kararı üzerine borçlu aleyhine 6183 sayılı Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere, hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur. Aynı maddenin ikinci fıkrasına göre de, erteleme sırasında taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılabilir veya başlamış olan takiplere devam edilebilir; ancak, bu takip nedeniyle muhafaza tedbirleri alınamaz ve rehinli malın satışı gerçekleştirilemez.

Somut olayda, … 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2013/515 E. sayılı dosyası ile borçlu şirket tarafından açılan iflasın ertelenmesi davası kapsamında, anılan mahkemece, 15.11.2013 tarihinde; “Dava sonuçlanıncaya kadar talep eden şirket hakkında yapılmış ve yapılacak icra takiplerinde taşınır, taşınmaz veya ticari işletme rehniyle temin edilmiş alacaklar nedeniyle rehnin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılmış veya başlatılacak takiplerde dahil olmak üzere muhafaza ve satış işlemlerinin durdurulmasına” şeklinde tedbir kararı verildiği, 25.03.2015 tarihli nihai kararda ise iflasın bir yıl süre ile ertelenmesine, tedbirlerin ise devamına hükmedildiği görülmektedir. İİK’nun 149. maddesinde; “İcra müdürü, ibraz edilen akit tablosunun kayıtsız şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva ettiğini ve alacağın muaccel olduğunu anlarsa, borçluya ve taşınmaz üçüncü şahıs tarafından rehnedilmiş veya taşınmazın mülkiyeti üçüncü şahsa geçmiş ise ayrıca bunlara birer icra emri gönderir” hükmüne yer verilmiştir. Yine İİK.nun 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf …. noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse, icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar……” hükmü yer almaktadır.

İİK’nun 149. maddesi içeriğinden, asıl borçlu ile ipotek veren arasında zorunlu takip arkadaşlığının bulunması nedeniyle haklarında birlikte takip yapılması gerektiği anlaşılmaktadır. Şu halde, asıl borçlu hakkında iflasın ertelenmesi davası kapsamında verilen tedbir kararının, hem söz konusu kararın niteliği gereği, hem de zorunlu takip arkadaşlığı nedeniyle ipotekli taşınmaz maliki yönünden sonuç doğurmayacağının kabulü mümkün değildir.

Takip dosyasının incelenmesinde; asıl borçlunun …A.Ş. olduğu, ipotekli taşınmaz maliklerinin ise … ve … olduğu, takibin, asıl borçlu şirketin borçlarından dolayı ve söz konusu şirket lehine verilen ipoteğe dayalı olarak başlatıldığı görülmektedir. Bu durumda, iflasın ertelenmesi davasında verilen tedbir kararı kapsamında ipotek konusu taşınmazın satışı gerçekleştirilemeyeceğinden, mahkemece, ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir. Öte yandan şikayetçilerden …’ın gerekçeli karar başlığında gösterilmemesi de doğru görülmemiştir.

SONUÇ : Borçluların temyiz istemlerinin kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre borçluların temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.02.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın