KAZAYLA İLGİLİ EKSİK TEDAVİ BELGELERİNİN TAMAMININ CELP EDİLMESİ GEREKTİĞİ

Özet: Mahkemece; kazayla ilgili olup davacının eksik kalan tedavi belgelerinin tamamı celbedilerek 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 15/a maddesinde verilen görev gereği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekir.
T.C.
Yargıtay
17. Hukuk Dairesi
E: 2015/12788 K: 2018/10046 K.T.: 05.11.2018
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki, trafik kazası sonucu oluşan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası üzerine yapılan yargılama sonunda, kararda yazılı nedenlerle, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen hüküm, davacı vekili, davalı … mirasçıları vekili ve davalı … vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu tankerin, davacının idaresindeki araca çarpmasıyla oluşan kazada ağır biçimde yaralanan davacının işgöremez hale geldiğini, bu işgöremezlik hali nedeniyle davacıya ait çiçekçi dükkanı ve fidanlığın heba olduğunu, davacının yüzünde sabit iz oluştuğunu, tedavi amacıyla ve işine gidiş geliş için yol gideri yapmak zorunda kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiş; 11.04.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle, maddi tazminat taleplerini 35.839,41 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı … vekili, davaya konu kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini, uğranılan cismani
zararın iddia edilen boyutta olmadığını, kaza ile illiyet bağı olmayan zararlardan davalının sorumlu olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalı … vekili, davaya konu kazanın davacının kusuru ile gerçekleştiğini, istenen tazminatların fahiş ve kaza tarihinden faiz isteminin yersiz olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, yapılan yargılama ve toplanan delillere göre; davanın kısmen kabulüne, 1.806,42 TL maluliyet zararı ve 3.719,00 TL yol gideri olmak üzere toplam 5.525,42 TL maddi tazminat ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı vekili, davalı … mirasçıları vekili ve davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; oluşa ve dosya kapsamına uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporundaki kusur oranlarının benimsenmesinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davacının kaza nedeniyle yüzünde oluşan sabit iz için estetik ameliyat yapılmasının zorunlu olmadığının 14.01.2011 tarihli hastane yazı cevabıyla saptandığı, davacının ileride gerçekleşmesi muhtemel kalça protezi ameliyat giderinin yapılıp yapılmayacağının zaman içinde belli olacağının anılan yazı cevabı ile saptandığı ve bu giderin yapılması halinde daha sonra ayrı dava konusu edilebileceği, dava dışı sigorta şirketi tarafından ödenen tedavi giderlerinin ancak aynı alacak kalemine ilişkin zarardan düşülebileceği ve işgöremezlik zararına ilişkin bedelden düşülemeyeceği hususları gözetildiğinde, yol giderleri ile tedavi giderlerine ilişkin doğru tespitleri içeren raporların hükme esas alınmış olmasına; gerek dava dilekçesinde, gerekse davaya konu edilen maddi zararın açıklanması için verilen süre üzerine sunulan 06.10.2010 tarihli talep açıklama dilekçesinde talep edilmeyen bakıcı giderine hükmedilmeyişinde bir usulsüzlük bulunmamasına; davalı tarafa ait aracın trafik sigortacısı tarafından yapılan ödemelerin, herbir zarar kalemi için ayrılarak hesaplanan bedellerden düşülmüş olmasına; manevi tazminatın takdirinde TBK’nun 56. (BK’nun 47.) maddesindeki özel haller dikkate alınarak hak ve nasafet kuralları çerçevesinde hüküm kurulmuş olmasına göre;
davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ve davalı … mirasçıları vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Sözkonusu belirlemenin ise, Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastaneleri’nin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan Sosyal Sigortalar Sağlık İşlemleri Tüzüğü veya Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir.
Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak maluliyet oranının tespiti bakımından alınan, … Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Başkanlığı’nın 08.02.2012 tarihli raporunda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyet oranının % 28,2 olduğu yönünde görüş bildirilmiş; itiraz üzerine alınan Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Dairesi’nin 17.08.2012 tarihli raporunda ise, maluliyet oranının % 15,2 olduğu belirtilmiş, mahkemece de bu rapor esas alınarak karar verilmiştir. Alınan iki rapor arasındaki açık çelişki dikkate alındığında, mahkemenin maluliyet hususunda yaptığı araştırma yetersizdir.
Bu durumda mahkemece; kazayla ilgili olup davacının eksik kalan tedavi belgelerinin tamamı celbedilerek, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında, 2659 sayılı Adli Tıp Kurumu Kanunu’nun 15/a maddesinde verilen görev gereği, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan, çelişkilerin giderilmesi yönünde ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ : Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı … vekilinin tüm temyiz itirazları ile davacı vekili ve davalı … mirasçıları vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ve davalı … mirasçıları vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, aşağıda yazılı
temyiz peşin harcının onama harcına mahsubuna, peşin alınan harçların istek halinde temyiz eden davacı ve davalı … mirasçılarına geri verilmesine 05/11/2018 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın