Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayeti

YARGITAY 12. HUKUK DAİRESİ

Esas : 2019/2750
Karar : 2019/6695
Tarih : 17.04.2019

ÖZET
Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın 3/8 hissesinin borçluya ait olduğu veraset ilamından anlaşılmaktadır.
Buna göre, şikayetçiye ait taşınmaz payının değerinin, arsa ve üzerindeki yapının toplam değerinden borçlunun hissesine düşecek miktara göre tespit edilmesi gerekirken, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; şikayetçiye isabet eden arsa hissesine göre arsa değeri hesap edilerek üzerindeki yapının tamamı hesaplamada dikkate alınmamış olup, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, yeniden keşif yapılarak şikayete konu taşınmazın gerek arsa gerekse üzerindeki yapının toplam değerinin borçlunun hissesine göre hesaplanması sağlanarak, şikayete konu taşınmazdaki borçluya isabet edecek hisse değeri tespit edilip bu tespite göre borçlunun haline münasip alabileceği ev değeri belirlendikten sonra, bu değerler arasında karşılaştırma yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir

MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hâkimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine başlatılan genel haciz yolu ile ilamsız takipte, borçlunun icra mahkemesine başvurarak meskeniyet şikayetinde bulunduğu, … İcra Hukuk Mahkemesinin 01.03.2018 tarih ve 2017/147 E. – 2018/78 K. sayılı kararı ile davanın kabulü ile dava konusu taşınmaz üzerindeki hacizlerin borçlu yönünden kaldırılmasına karar verildiği, ilk derece mahkemesi kararına karşı alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Hukuk Dairesinin 18.12.2018 tarih ve 2018/1273 E. – 2018/2575 K. sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği görülmüştür.
İİK’nun 82. maddesinin 1. fıkrasının 12. bendi gereğince; borçlunun “haline münasip” evi haczedilemez. Bir meskenin borçlunun haline uygun olup olmadığı adı geçenin haciz anındaki sosyal durumuna ve borçlu ile ailesinin ihtiyaçlarına göre belirlenir. Buradaki “aile” terimi, geniş anlamda olup, borçlu ile birlikte aynı çatı altında yaşayan, bakmakla yükümlü olduğu kişileri kapsar. İcra mahkemesince, borçlunun sözü edilenlerle birlikte barınabileceği haline münasip meskeni temin etmesi için gerekli bedel bilirkişilere tespit ettirildikten sonra, haczedilen yerin kıymeti bundan fazla ise, İİK’nun 82/3. maddesine göre satılmasına karar verilmeli ve satış bedelinden yukarıda nitelikleri belirlenen mesken için gerekli olan miktar borçluya bırakılmalı, kalanı hak sahiplerine ödenmelidir.
Bu kıstasları aşan nitelik ve evsaftaki yerlerle, makul ölçüleri geçen oda ve salonu kapsayan ve ikamet için zorunlu unsurları içeren bir meskenin dışındaki yerler, maddede öngörülen amaca aykırıdır. Borçlunun görev ve sıfatı, kendisinin yukarıda belirlenenden daha görkemli bir meskende ikamet etmesini gerektirmez.
Takip dosyasının incelenmesinde; borçlunun, şikayete konu edilen … İli, … İlçesi, … Mah. 651 ada 118 parsel olarak geçen 148,90 m2 alanlı “arsa” vasfında ölü babası adına kayıtlı veraset ilamı uyarınca 3/8 hissesine malik olduğu taşınmazına 05.08.2016 tarihinde haciz konulduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece, yürütülen şikayet dosyasının incelenmesinde; 16.02.2018 tarihli bilirkişi raporunda, taşınmazın niteliğinin arsa vasfında olmasına rağmen, taşınmaz üzerinde zemin ve artı 3 katlı bina olup taşınmazın değerinin 160.000 TL olduğu, taşınmazın satılması durumunda borçlunun payına 60.000 TL düşeceği ve haline münasip bir evin fiyatının ise 130.000 TL olduğunun belirtildiği görülmektedir.
Meskeniyet iddiası nedeniyle haczedilmezlik şikayetinde bulunulan taşınmazın 3/8 hissesinin borçluya ait olduğu veraset ilamından anlaşılmaktadır. Buna göre, şikayetçiye ait taşınmaz payının değerinin, arsa ve üzerindeki yapının toplam değerinden borçlunun hissesine düşecek miktara göre tespit edilmesi gerekirken, mahkemece alınan bilirkişi raporunda; şikayetçiye isabet eden arsa hissesine göre arsa değeri hesap edilerek üzerindeki yapının tamamı hesaplamada dikkate alınmamış olup, dosya kapsamında bulunan bilirkişi raporu bu hali ile hüküm kurmaya elverişli değildir.
O halde, mahkemece, yeniden keşif yapılarak şikayete konu taşınmazın gerek arsa gerekse üzerindeki yapının toplam değerinin borçlunun hissesine göre hesaplanması sağlanarak, şikayete konu taşınmazdaki borçluya isabet edecek hisse değeri tespit edilip bu tespite göre borçlunun haline münasip alabileceği ev değeri belirlendikten sonra, bu değerler arasında karşılaştırma yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ: Alacaklının temyiz isteminin kabulü ile yukarıda yazılı nedenlerle 5311 sayılı Kanun ile değişik İİK’nun 364/2. maddesinin göndermesiyle uygulanması gereken 6100 sayılı HMK’nun 373/1. maddesi uyarınca, … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi’nin 18.12.2018 tarih ve 2018/1273 E.- 2018/2575 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, … İcra Hukuk Mahkemesi’nin 01.03.2018 tarih ve 2017/147 E. – 2018/78 K. sayılı kararının BOZULMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesi’ne, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesi’ne gönderilmesine, 17/04/2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın