MUACCEL BORÇ – AİDAT BORCU – TAKAS VE MAHSUP DEFİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

YARGITAY 20. HUKUK DAİRESİ

E.2017/3420
K.2018/7267

– MUACCEL BORÇ
– AİDAT BORCU
– TAKAS VE MAHSUP DEFİ İÇİN GEREKLİ ŞARTLAR

6100 Sayılı K.Madde 297

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde, davalı …`ın Mert Apartmanı yönetimine aidat borcu bulunduğunu, 24/10/2014 tarihli genel kurul kararı ile geçmiş dönemler ilişkin aidat borcu bulunduğunu, toplamda 20 aylık 4.000 TL aidat borcu ve aylık %5 gecikme faizi üzerinden 2.090 TL gecikme faizi olmak üzere toplam 6.090 TL lik icra takibi başladığını, haksız olarak itiraz edildiğini bu sebeplerle davalının icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takibin devamı ve %20` sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesi istenilmiştir.

Mahkemece davacının davasının kabulüne, davalının… İcra Müdürlüğünün …Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, borç likid olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

Dava ortak gider alacağına yönelik başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.

Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının temyiz itirazları yerinde değildir.

6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 139. maddesi uyarınca, iki kişi karşılıklı olarak bir miktar parayı veya özdeş diğer edimleri birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç muaccel ise iki tarafın her biri borcunu alacağı ile takas edebilir. Takas borcu sona erdiren nedenlerden biridir.

Kanun takas için bir irade açıklaması aramaktadır. Takası gerçekleştirmek için irade açıklamasına takas beyanı denir. Bu beyan bir taraflı bir hukuksal işlemdir. Bu işlem bir yenilik doğuran hakka dayanır. Tarafların biri, borcu ile alacağını takas ettiğini karşı tarafa bildirerek, bu hakkını kullanmış olacaktır. Takas hukuki niteliği itibariyle bozucu yenilik doğuran bir haktır. Borçlunun takas hakkını kullanma isteğini, alacaklıya bildirmesi gerekir. Takas bir sözleşme olmadığı içi karşı tarafın kabulüne bağlı değildir. Takas aynı zamanda borcu sona erdirdiği için bir tasarruf işlemidir. Bu nedenle, borçlu takas edilecek alacak üzerinde tasarruf yetkisine sahip olmalıdır.

Takas, karşılık dava olarak ileri sürülebileceği gibi, defi olarak da ileri sürülebilir.

HMK`nın 297/C maddesine göre yapılan yargılama sonucunda deliller tartışılıp tarafların anlaştığı ve anlaşamadıkları hususlar ile çıkarılan sonuçların hükümde yer alması gerekir.

Mahkemece davalının takas-mahsup talebine ilişkin delilleri toplanmaksızın karar verilmesi doğru değildir.

Davalı yanca usulüne uygun olarak gerek icra takibinde ve gerek yargılama aşamasında takas talebinde bulunulduğuna göre bu konunun bu dava içinde halledilmesi ve kesin bir sonuca bağlanması gerekir. Takas talep edilen alacakla ilgili deliller toplanmadan davalının takas iddiasının yerinde olup olmadığı değerlendirilmeksizin karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Bu durumda mahkemece davalının takas talebi ile ilgili delillerin değerlendirilip davalının iddia ettiği alacağının var olup olmadığı belirlenip sonucuna göre bir karar verilmelidir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 12/11/2018 günü oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın