NAFAKA HÜKÜMLERİNE AYKIRILIK SUÇUNDA NAFAKANIN KALDIRILMASI VEYA AZALTILMASI DAVASI BEKLENMELİDİR

YARGITAY
12. Hukuk Dairesi

Esas No            : 2019/13774
Karar No           : 2020/99
Tebliğname No : KYB – 2019/117897

T Ü R K  M İ L L E T İ  A D I N A

Y A R G I T A Y   İ L A M I

Nafaka hükümlerine uymamak suçundan sanık Erol G.’ün, 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun 344. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 14/05/2019 tarihli ve 2018/1.9 esas, 2019/.0 sayılı kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin mercii Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 10/07/2019 tarihli ve 2019/.5 değişik iş sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığının 14/11/2019 gün ve 94660652-105-55-14241-2019-Kyb sayılı kanun yararına bozma istemini içeren yazısı ekindeki dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2019 gün ve KYB.2019-117897 sayılı ihbarnamesi ile dairemize gönderilmekle okundu.

Anılan ihbarnamede; 

Dosya kapsamına göre, Vezirköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla vermiş olduğu tazyik hapsine karşı yapılan itirazın Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesince İcra Ceza mahkemesi sıfatıyla değerlendirilerek reddine karar verilmiş ise de, 2004 sayılı Kanun’un 353. maddesinde bulunan; “İcra mahkemesinin verdiği tazyik ve disiplin hapsine ilişkin kararlara karşı, tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren yedi gün içinde itiraz edilebilir. Mahkeme itirazı incelemesi için dosyayı o yerde icra mahkemesinin birden fazla dairesinin bulunması hâlinde, numara olarak kendisini izleyen daireye, son numaralı daire için birinci daireye, o yerde icra mahkemesinin tek dairesi bulunması hâlinde asliye ceza mahkemesine, icra mahkemesi hâkimi ile asliye ceza mahkemesi hâkiminin aynı hâkim olması hâlinde ise en yakın asliye ceza mahkemesine gönderir.” şeklindeki düzenlemeye göre, bir yargı teşkilatının kurulu olduğu her hangi bir bölgede birden fazla icra mahkemesi bulunuyor ise numara olarak sonraki icra mahkemesinin, itirazları incelemeye yetkili olduğu, tek bir icra mahkemesi bulunuyor ise asliye ceza mahkemesinin itirazları incelemekle görevli olacağı anlaşılmakla, somut olayda Vezirköprü Adlî Yargı Adalet Komisyonu’nun yargı çevresi içerisinde icra mahkemesinin kurulu olmaması sebebiyle Asliye Hukuk mahkemelerinin icra ceza mahkemesi sıfatıyla görev yaptıkları, bu anlamda anılan yargı çevresinde bir adet icra mahkemesinin bulunduğunun kabulünün gerektiği cihetle, Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesince itiraz hakkında karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilerek dosyanın görevli asliye ceza mahkemesine gönderilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girerek karar verilmesinde,

Kabule göre de; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 19/04/2005 tarihli ve 2005/17-7 esas, 2005/37 sayılı kararında belirtildiği üzere, 5358 sayılı Kanun’la değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 344. maddesinde düzenlenen ve şikayete tabi bulunan nafaka hükmüne uymamak suçunun oluşabilmesi için, nafaka ödenmesinin kesinleşmiş bir mahkeme kararına dayanması, aylık nafakanın tahsili için icra takibine başlanılmış ve icra emrinin borçlu-sanığa tebliğ edilmiş olması, borçlunun ilamda yazılı ödeme koşullarına uymaması, aylık nafakaya hükmedilmesi halinde icra emrinin tebliği ile şikayet tarihi arasında işlemiş en az bir aylık cari nafaka borcunun bulunması, borçlu-sanık tarafından nafakanın kaldırılması veya azaltılması hususunda açılmış bir davanın bulunmaması, dava açılmış ise sonuçlanmış olması ve şikayet hakkının suçun işlendiğinin öğrenilmesinden itibaren 3 ay ve her halde işlenmesinden itibaren 1 yıl içinde kullanılması gerekmesi karşısında, somut olayda Vezirköprü İcra Müdürlüğünün 2018/1..1 sayılı takip dosyası ile 26/02/2016 ile 26/09/2018 tarihleri arası birikmiş tedbir ve iştirak nafaka borcu ödenmediğinden dolayı şikayette bulunulduğu, takip talebinde cari nafaka alacağı talep edilmeyip adi alacak niteliğindeki geçmiş dönem nafaka borçlarının tahsilinin talep edildiği, bu haliyle atılı suçun unsurları oluşmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde, isabet görülmediği gerekçesiyle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın kanun yararına bozulması isteminde bulunulmakla gereği görüşülüp düşünüldü;

Kanun yararına bozma isteminin (1) no’lu nedeni yönünden yapılan incelemede;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma istemine ilişkin ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Vezirköprü 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin (İcra Ceza Mahkemesi sıfatıyla) 10/07/2019 tarihli ve 2019/.5 değişik iş sayılı kararının, CMK’nın 309/4. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahallinde mahkemesince yapılmasına, bozma sebebine göre bu aşamada kanun yararına bozma isteminin (2) no’lu (Kabule göre) bendi açısından karar verilmesine yer olmadığına, 14/01/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
 
Başkan          Üye               Üye                  Üye            Üye 
A. TUNCAL    B. AZMAN    S. ÖZTEMİZ     İ. YAVUZ    A. AYAN

Bir cevap yazın