Noter satışı yapılan aracın vergi borcu nedeniyle tescilinin yapılamaması – davalı gerçek kişi olup, Vergi mahkemelerinde gerçek kişi aleyhine dava ikame edilemeyeceği…

T.C.
Yargıtay
13. Hukuk Dairesi
Esas No:2014/5053
Karar No:2014/15181
K. Tarihi:12.5.2014

Karayolları Trafik Kanunu’nun 3’ncü maddesinde araç sahibi olarak, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi tanımı verilmiş bulunmakta olup, araç üzerindeki mülkiyetin ise, Karayolları Trafik Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ile başkasına geçeceği yine Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona ereceği ve yeni malikin vergi mükellefiyeti başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca davacının 07.01.2008 tarihi itibariyle araç mülkiyetinin adına geçtiğinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi, davalı ilk malik E.. A..’ya da husumet düşmektedir. bununla birlikte davalı gerçek kişi olup, Vergi mahkemelerinde gerçek kişi aleyhine dava ikame edilemeyeceği de nazara alındığında, mahkemece işin esasına girilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

Taraflar arasındaki tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı; davalı E.. A.. adına kayıtlı … plaka sayılı aracı Sakarya 2.Noterliğinin 07.01.2008 tarihli sözleşmesi ile satın aldığını, araç kaydında davalıya ait vergi borcu nedeni ile aracın devrini alamadığını ileri sürerek aracın mülkiyetinin tespiti ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davalıya tebligat yapılmaksızın dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde Vergi Mahkemeleri görevli olduğundan bahisle davanın görev yönünden reddine karar verilmiş hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki dava ile, davalıdan noterde yapılan sözleşme ile aracı satın almasına rağmen araç kaydında davalıya ait vergi borcu nedeni ile aracın devrini alamadığını ileri sürerek aracın mülkiyetinin tespiti ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
İncelenen dosya içeriğine göre Sakarya 2. Noterliğinin 07.01.2008 tarihli kati araç satış sözleşmesine göre davacının davaya konu aracı satın aldığı, ancak araç üzerinde Kocasinan Vergi Dairesinin 24.09.1999 tarih 274 sayılı yine aynı vergi dairesinin 08.06.2000 tarih 15959 sayılı haciz ve 14.02.2008 tarih 5539 sayılı Hacizli Yakalama şerhinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Karayolları Trafik Kanunu’nun 3’ncü maddesinde araç sahibi olarak, araç için adına yetkili idarece tescil belgesi verilmiş veya sahiplik veya satış belgesi düzenlenmiş kişi tanımı verilmiş bulunmakta olup, araç üzerindeki mülkiyetin ise, Karayolları Trafik Kanunu’nun 20 nci maddesi uyarınca noterlikçe düzenlenen satış sözleşmesi ile başkasına geçeceği yine Satış ve devir tarihi itibariyle, 197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanunu hükümleri uyarınca eski malikin vergi mükellefiyeti sona ereceği ve yeni malikin vergi mükellefiyeti başlayacağı hüküm altına alınmıştır. Hal böyle olunca davacının 07.01.2008 tarihi itibariyle araç mülkiyetinin adına geçtiğinin tespitini istemekte hukuki yararı bulunduğu gibi, davalı ilk malik E.. A..’ya da husumet düşmektedir. bununla birlikte davalı gerçek kişi olup, Vergi mahkemelerinde gerçek kişi aleyhine dava ikame edilemeyeceği de nazara alındığında, mahkemece işin esasına girilmek suretiyle hüküm tesisi gerekirken, yazılı gerekçe ile yargı yolu nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacılar yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 12.5.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın