ÖNALIM HAKKINDA PAYIN SATIŞI YAPAN ÖNCEKİ PAYDAŞA DÖNMESİ ÖNALIM HAKKININ DÜŞMESİNE NEDEN OLMAZ

YARGITAY
14. Hukuk Dairesi

ESAS NO       : 2019/606
KARAR NO    : 2019/7568

MAHKEMESİ          : Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesi

TARİHİ                    : 22/10/2015
NUMARASI             : 2014/526 – 2015/439
DAVACI                   : Y.A.
DAVALI                   : Ş.T.

Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 30/10/2014 gününde verilen dilekçe ile önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 22/10/2015 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava, önalım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.

Davacı vekili, müvekkilinin paydaş olduğu Mardin îli, Nusaybin İlçesi, 1.0 ada 2 parsel sayılı taşınmazda dava dışı Emin A.’ın davalıya 88281/556126 oranındaki pay satışı ile ilgili olarak önalım hakkının kullanılmak istendiğini belirterek davalı Şeyhmus T. adına kayıtlı payın iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, 1.0 ada 2 parsel sayılı taşınmazın paydaşlarının davalıya pay satışından haberdar olduklarını, dava konusu payda haciz şerhleri bulunduğu için diğer paydaşların satın almak istemediklerini, dava konusu payın hacizli olarak müvekkili tarafından satın alındığını, davalının icra borçlarını ödediğini, hacizleri fek ettiğini, davanın hukuka aykırı olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.

Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.

Önalım hakkına konu payın dava sırasında bir başka kişiye veya satışı yapan paydaşa satılması halinde davacının 6100 sayılı HMK’nin 125. maddesi hükmü uyarınca seçimlik hakkı olduğundan dilerse davayı yeni satın alan şahsa yöneltir, dilerse davasını tazminata dönüştürerek davalı hakkındaki davasını devam ettirir. Bu nedenle davacıya seçimlik hakkını kullanması için süre verilmelidir. Önalım hakkına ilişkin payın satış yapan önceki paydaşa dönmesi davacının ilk satışla doğan önalım hakkını kullanmasına engel değildir.

Bu gibi hallerde ilk satış bedeli ile ikinci satış bedeli farklı ise davacının hangi satış bedelinden sorumlu olacağı önem kazanır. Önalım davası açıldıktan sonra davaya konu payı satın alan kimse önalım davasının açıldığını bilerek kötü niyetle iktisap etmişse davacı daha düşük ise ilk satış sözleşmesindeki satış bedeli ile, aksi halde son satış bedeli ile sorumludur. Davacının davayı yönelttiği kimsenin kötüniyetli olduğunu iddia etmesi halinde bu iddiasını ispatlamakla yükümlüdür. İkinci satış fazla bedelle ilk satan paydaşa yapılmış ise o kimse ilk satışın tarafı olduğu için kötüniyetli olduğunun kabulü gerekir. Ayrıca kötüniyetin kanıtlanmasına gerek yoktur.

Somut olaya gelince; dosya içerisinde bulunan 10.07.2018 tarihli B091TKG12 sayılı Nusaybin Tapu Müdürlüğü yazından dava konusu payın davalı tarafından 18.550,00 TL bedel ile yargılama sırasında 13.05.2015 günlü ve 1..3 yevmiye sayılı resmi senet ile dava dışı Mehmet O.’a satıldığı, Mehmet O.’un da 27.01.2017 tarihinde dava dışı Zinar T.’a devrettiği anlaşılmaktadır.

Davacı, davasını taşınmazdaki payı satın alan son malik Zinar T.’a yöneltmemiş, HMK’nin 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkı sorulmamıştır.

Dava konusu payı satın alan davalının payı dava dışı Zinar T. mülkiyetinde bulunduğundan, bu pay yönünden davacıya HMK’nin 125. maddesi uyarınca seçimlik hakkının sorulması ve davacı tarafından Zinar T. aleyhine açılan Nusaybin Asliye Hukuk Mahkemesinin 2017/.3 Esas sayılı dosya ile önalım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davası bulunduğundan mahkemece gerekli görülmesi halinde birleştirme kararı verilerek işin esasına yönelik bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 11.11.2019 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Bir cevap yazın