SAHİBİNİN BİLGİSİ DIŞINDA ELE GEÇİRİLEN KİMLİK FOTOKOPİSİ İLE TELEFON ABONELİĞİ KURULMASI

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi

2015/1490 E.

2015/2439 K.

“İçtihat Metni”
Davacı S.. D.. vekili Avukat Ö..S..tarafından, davalılar Ş.. C.. ve diğerleri aleyhine 10/04/2012 gününde verilen dilekçe ile manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davalı T.. İletişim Hizmetleri A.Ş. yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne dair verilen 02/04/2013 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili ve davalı Ş.. C.. vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı Ş.. C..’ın tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davacının diğer temyiz itirazına gelince;
a)Dava haksız fiilden kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın davalı T.. İletişim Hizmetleri A.Ş. yönünden reddine, diğer davalılar yönünden kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalılardan Ş.. C.. vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava dilekçesinde hükmedilecek tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesi isteminde bulunmuştur. Mahkemece, gerekçe de gösterilmeksizin dava tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine karar verilmiştir. Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, hükmedilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir. Yerel mahkemece, davacının hakkında çıkartılan yakalama kararı sonucu yakalandığı 10/04/2011 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi yerine, dava tarihinden faize hükmedilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Ne var ki, düşülen bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını da gerektirmediğinden; hükmün, HUMK’nun 438. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.
b)Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10/2. maddesi uyarınca manevi tazminat davalarında “Davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf yararına tarifenin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı lehine belirlenen ücreti geçemez.”
Şu durumda mahkemece anılan tarife hükümlerine aykırı olarak reddedilen manevi tazminat miktarı üzerinden davalı yararına, davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinden fazla vekalet ücreti ödetilmesine karar verilmesi doğru olmayıp bozmayı gerektirir ise de bu yanılgının giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK’un 438/son maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanması uygun görülmüştür.
SONUÇ: Temyiz edilen kararın, yukarıda (2/a) no’lu bentte gösterilen nedenle hüküm bölümünün 2. bendinde yer alan “dava tarihinden” ifadesinin çıkarılarak yerine “10.04.2011 olay ” ifadesinin yazılmasına; yine yukarıda (2/b) numaralı bentte gösterilen nedenle hüküm fıkrasının (6) no’lu bendinde yer alan ”2.040,00TL” rakamlarının silinerek yerine “1.320,00TL” yazılmasına; davalı Ş.. C..’ın tüm, davacının öteki temyiz itirazlarının (1) no’lu bentteki nedenlerle reddiyle kararın düzeltilmiş bu biçiminin ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, peşin alınan harcın bundan mahsubuna, davacıdan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 04/03/2015 gününde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY YAZISI
Dava, kişilik haklarına saldırı nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı bilgisi dışında ele geçirilen kimlik fotokopisi ile davalı T.. İletişim Hizmetleri A.Ş. bayii Ş.. C.. ve alt bayii Y..Telekomünikasyon adlı iş yerinde düzenlenen sözleşme ile telefon hattı verilmiş ve hattı alan bilinmeyen şahıs tarafından dolandırıcılık suçu işlenmiştir. Davacı hakkında yakalama emri çıkarılmış ve tatil için gittiği İzmir’de otelde sabaha karşı polisler tarafından alınarak önce hastaneye sonra polis karakoluna götürülmüştür. Öğleden sonrasında ise Cumhuriyet Savcılığı tarafından ifadesi alındıktan sonra serbest bırakılmıştır. Davacının yaşadığı olaylardan dolayı kişilik haklarına saldırının oluştuğu sabittir.
Davalı T.. İletişim Hizmetleri A.Ş. herkesçe bilinen, güven duyulan bir telekomünikasyon şirketi olup, Türkiye’nin en büyük GSM operatörlerinden biridir. Davalı Ş.. C.., Turkcell’in bayisi, Y.. Telekomünikasyon ise alt bayidir. Dosya içinde bulunan Abone Sözleşmesinin başlığında T..İletişim Hizmetleri A.Ş. adı, adresi ve vergi numarası yer almakta, alt bayii adı olarak Y.. Telekomünikasyon belirtildikten başka sözleşmenin bayi tarafından doldurulacak bölümünün sonuç bölümünde ise müşteri imzasının yanında Ş.. C.. kaşesi yer almaktadır.
Sözleşme içeriğinde ise kullanılacak T.. tarifesinin adı, fatura suretlerinin istenirse T.. Müşteri Hizmetlerine veya T..Extra’lara başvurularak alınabileceği, T..’den avantajlı servis ve tarifelerle ilgili kampanya duyuruları gelmesinin istenebileceği vs bilgiler yer almaktadır.
Tüm dosya kapsamındaki bilgi ve belgeler birlikte değerlendirildiğinde davalı Ş.. C.. ve Ş.. B..i Yeniden Telekomünikasyon şirketleri davalı T.. İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin bayi ve alt bayisidir. T.. bayi ve alt bayi olan davalıların haksız eylem nitelikli eylemlerinden firma olarak sorumludur. T..Türkiye’nin bilinen ve tercih edilen büyük bir GSM şirketi olarak bayii ve alt bayii seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermemiştir. Abone sözleşmesinde T.. İletişim Hizmetlerinin adının yer almasının abone olacak kişilerde güven duygusu yarattığı ve ikna edici olduğu tartışmasızdır. Bu nedenle hükmedilecek tazminat ile T..İletişim Hizmetleri A.Ş.’nin de sorumlu tutulması gerektiği görüşünde olduğumdan davacının bu konudaki temyiz istemi gözetilerek hükmün açıkladığım nedenle de bozulması gerekir.04/03/2015

Bir cevap yazın