ŞİKAYETE BAĞLI SUÇLARDA FİİLİN VE FAİLİN ÖĞRENİLME TARİHİNDEN 6 AY SONRA DAVANIN DÜŞMESİNE KARAR VERİLMESİ GEREKTİĞİ

Özet: Sanığa isnat edilen ve sübutu kabul edilen özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, şikayet dilekçesi ve soruşturma evresinde delil olarak sunulan mesaj içeriklerine göre şikayet konusu fiili ve failini en geç 30.04.2012 tarihinde öğrenen mağdurun 6 aylık süre geçtikten sonra 24.12.2012 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunduğu, dosya içeriği itibariyle de CMK’nın 223/9 gereğince derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekir.
T.C.
Yargıtay 12. Ceza Dairesi
E: 2018/4894
K: 2018/10799
K.T.: 14.11.2018
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Özel hayatın gizliliğini ihlal
Hüküm : TCK’nın 134/2, 62, 53/1-2-3. maddeleri gereğince mahkumiyet
Özel hayatın gizliliğini ihlal suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Sanık …’nın, resmi nikahlı eşi olan mağdur …’ya ait cinsel içerikli görüntüleri, 2012 yılı Nisan ayının son günlerinde açtığı “…_…com” adlı facebook hesabında yayımlayarak TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasında tanımlanan özel hayatın gizliliğini ihlal suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
Sanığa isnat edilen ve sübutu kabul edilen TCK’nın 134/2. madde ve fıkrasındaki özel hayatın gizliliğini ihlal suçunun, aynı kanunun 139/1. madde ve fıkrası uyarınca soruşturulmasının ve kovuşturulmasının şikayete tabi olduğu, şikayet dilekçesi ve soruşturma evresinde delil olarak sunulan mesaj içeriklerine göre şikayet konusu fiili ve failini en geç 30.04.2012 tarihinde öğrenen mağdurun, TCK’nın 73/1. madde ve fıkrasında öngörülen 6 aylık süre geçtikten sonra 24.12.2012 tarihinde sanık hakkında şikayette bulunduğu, dosya içeriği itibariyle de CMK’nın 223/9. madde ve fıkrasındaki derhal beraat kararı verilmesini gerektirir şartlar bulunmadığı nazara alınarak, kovuşturmada şikayet koşulunun gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılama gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; sanık hakkındaki davanın TCK’nın 134, 139/1, 73/1 ve CMK’nın 223/8. madde ve fıkraları gereğince DÜŞMESİNE,… Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü Adli Bilişim Büro Amirliğinin 06.11.2013 tarihli inceleme raporunda belirtilen mağdura ait özel görüntülerin yer aldığı DVD-R’nin DOSYADA DELİL OLARAK SAKLANMASINA, sanıktan ele geçirilerek 2013/2304 sayılı emanet eşya makbuzlarına kaydedilen ve suçun icra hareketlerinde doğrudan kullanıldığına dair dosyada herhangi bir delil bulunmayan, bizatihi üretimi, bulundurulması, kullanılması, taşınması ya da alım ve satımı suç teşkil etmeyen diğer eşyaların sahibi sanığa İADESİNE, 14.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın