Kira Tahliye Kararının Üzerinden 1 Yıl Geçmesi

12. Hukuk Dairesi 2016/6 E. , 2016/6274 K.
“İçtihat Metni”
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 27.10.2015 tarih, 2015/13443-26130 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından adi kira ve hasılat kiralarına dayalı örnek 13 nolu ödeme emri ile başlatılan takipte borçlunun, dosya borcunun kapatıldığını, alacaklının tahliye hakkını makul süre içerisinde kullanmadığını belirterek takibinin iptaline karar verilmesini talep ettiği, mahkemece istemin kabulü ile takibin iptaline karar verildiği görülmektedir.
Takip dosyasının incelenmesinde; 01/11/2009 başlangıç tarihli 1 yıl süreli yazılı kira sözleşmesi uyarınca alacaklı tarafından borçlu kiracı hakkında kira alacaklarının tahsili ve tahliye istemi ile 19/07/2011 tarihinde takibe başlandığı, ihtarlı örnek 13 ödeme emrinin davalı borçlu kiracıya 28/07/2011 tarihinde tebliğ edildiği, İstanbul 17. İcra Hukuk Mahkemesinin 04/11/2011 tarih, 2011/1086 E. – 1363 K. sayılı kararı ile, borçlunun takibe konu kiralanan taşınmazdan temerrüt nedeniyle tahliyesine, taşınmazın boş olarak davacıya teslimine karar verildiği, kararının Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin 12/04/2012 tarih, 2012/2646 E., 2012/5867 K. sayılı kararı ile onandığı görülmektedir.
Kural olarak bir kira dönemi içinde alacaklı tarafından tahliye ilamının infazınının istenmesi gerekir. Bu süre aşılarak icra dosyasından tahliyeye yönelik infaz istenmesi bu aşamadan sonra kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir ve infazı mümkün değildir.
Somut olayda alacaklının, tahliye kararı sonrası icra dosyasında 22/11/2011, 27/12/2011, 16/08/2012, 08/07/2013, 22/11/2013 tarihlerinde ve en son 29/05/2014 tarihinde tahliye taleplerinde bulunduğu ve talep tarihleri arasında bir kira dönemini aşmaksızın tahliye ilamının infazını istediği görülmektedir. Bu durumda kira sözleşmesinin yenilendiğinden söz edilemez.
O halde mahkemece, şikayetin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile istemin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının bu nedenle bozulması gerekirken Dairemizce onandığı anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 27.10.2015 tarih ve 2015/13443 E. -2015/26130 K. sayılı onama ilamının kaldırılmasına, İstanbul 20. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 09.04.2015 tarih ve 2014/667 E., 2015/248 K. sayılı kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 03/03/2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2012/9008
K. 2012/26588
T. 17.9.2012
2004/m.16
DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR : Alacaklı tarafından Bakırköy 2. İcra Müdürlüğü’nün 2008/11872 takip sayılı dosyasından kira süresinin bitmesi nedeniyle tahliye talebiyle icra takibine başlandığı, borçlunun itirazı üzerine Bakırköy 1. İcra Hukuk Mahkemesi’nin 10.02.2009 tarih ve 2008/1070 E. 2009/104 K. Sayılı kararıyla alacaklının itirazın kaldırılması talebinin kabulüne ve takibin devamına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği, icra takip dosyasında alacaklının yenileme talebinde bulunduğu 18.04.2011 tarihine kadar hiçbir işlem yapmadığı anlaşılmıştır.
İcra Müdürlüğü’nce borçluya yenileme emrinin tebliğ edilmesi üzerine borçlu icra mahkemesine başvurusunda, alacaklının uzun zamandır kararı infaz ettirmediğini, alacaklı ile aralarında şifahi olarak yeni bir sözleşme yapıldığını, beyan ederek yenileme emrinin iptalini istediği görülmüştür. Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre tahliye kararının bir kira dönemini aşkın süre infazının istenmemesi kira sözleşmesinin yenilendiği anlamına gelir. Bu nedenle tahliyenin infazı artık bu takipte istenemez. Bunun için yeni bir tahliye kararı alınması zorunludur.
Buna göre somut olayda, alacaklının tahliye kararını aldığı 10.02.2009 tarihinden takibin yenilendiği 18.04.2011 tarihine kadar bekleyerek bir kira döneminden fazla bir süre tahliyenin infazının gerçekleştirilmesini istememiş olması akdin yenilenmesi, bir diğer ifadeyle taraflar arasında yeni bir kira ilişkisi doğduğu sonucunu ortaya çıkarır.
O halde mahkemece borçlunun şikayetinin kabulü yerine reddine karar verilmesi isabetsizdir.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’in 366 ve HUMK’un 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA ilamın tebliğinden 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.09.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2007/1826
K. 2007/4926
T. 16.3.2007
�TAHLİYE TALEBİ ( Hak Kazanıldığı Tarihten İtibaren Makul Süre Kapsamında Kalan 1 Yıl İçinde Kullanılması Gerektiği )

�KİRA AKDİ ( Makul Süre Kapsamında Kalan 1 Yıl İçinde Kullanılması Gereken 1 Yıllık Süre Aşılarak Alacaklının Aynı İcra Dosyasından Tahliye İstemi Taraflar Arasındaki Kira Akdinin Yenilendiği veya Devam Ettiğinin Kabulünü Gerektirdiği )

�ŞİKAYET ( 1 Yıllık Süre Aşılarak Alacaklının Aynı İcra Dosyasından Tahliye İstemi Taraflar Arasındaki Kira Akdinin Yenilendiği veya Devam Ettiğinin Kabulünü Gerektirdiği )

2004/m.269

ÖZET : Kural olarak tahliye isteminin tahliyeye hak kazanıldığı tarihten itibaren makul süre kapsamında kalan 1 yıl içinde kullanılması gerekirken bu süre aşılarak alacaklının aynı icra dosyasından tahliye istemi taraflar arasındaki kira akdinin yenilendiği veya devam ettiğinin kabulünü gerektirdiğinden Mahkemece borçlu şikayetinin kabulü karar vermek gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklının tahliye taahhüdüne dayanarak örnek 56 tahliye emri tebliğ ettirmek suretiyle başlattığı takibin kesinleşmesi üzerine 8.4.2004 tarihinde mahalline gidilerek borçluya 3 günlük süre verildiği görülmüştür. İncelenen icra dosyasında alacaklının 28.07.2004 tarihinde borçlunun tahliyesini yeniden istediği, bu tarihten sonra 23.05.2006 tarihine kadar icra dosyasında tahliyeye ilişkin herhangi bir alacaklı talebinin bulunmadığı görülmüştür.

Kural olarak tahliye isteminin tahliyeye hak kazanıldığı tarihten itibaren makul süre kapsamında kalan 1 yıl içinde kullanılması gerekirken bu süre aşılarak 18.01.2006 tarihinde alacaklının aynı icra dosyasından tahliye istemi taraflar arasındaki kira akdinin yenilendiği veya devam ettiğinin kabulünü gerektirdiğinden Mahkemece borçlu şikayetinin kabulü karar vermek gerekirken yazılı şekilde şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir.

SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 16.03.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.


T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
E. 2005/8806
K. 2005/12535
T. 10.6.2005

�TAHLİYE KARARININ İNFAZI ( Daha Sonra Bu Takibini İşlemsiz Bırakmış ve Bilahare Yenilediği – Borçluya Yenileme Dilekçesinin Tebliği Üzerine Bilahare Aynı Müdürlükçe Alacaklı Vekili Tarafından Borçlunun Taşınmazdan Tahliyesinin İstenilmesi Üzerine İcra Mahkemesi Kararlarının 1 Yıl İçinde İnfazı Gerektiğinden Bahisle Bu Talebin Reddine Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğu )

�İCRA MAHKEMESİ KARARLARI ( Borçlunun Taşınmazdan Tahliyesinin İstenilmesi Üzerine İcra Mahkemesi Kararlarının 1 Yıl İçinde İnfazı Gerektiğinden Bahisle Bu Talebin Reddine Karar Verildiği – İcra Müdürünün Böyle Bir Görevi-Yetkisinin Bulunmadığı )

�ŞİKAYET ( Borçluya Yenileme Dilekçesinin Tebliği Üzerine Bilahare Aynı Müdürlükçe Alacaklı Vekili Tarafından Borçlunun Taşınmazdan Tahliyesinin İstenilmesi Üzerine İcra Mahkemesi Kararlarının 1 Yıl İçinde İnfazı Gerektiğinden Bahisle Bu Talebin Reddine Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğundan Şikayetin İncelenmesi Gereği )

�GÖREV ( Alacaklı İcra Mahkemesinden Almış Bulunduğu Tahliye Kararını İcra Müdürlüğü Aracılığıyla İnfaza Koymuş Daha Sonra Bu Takibini İşlemsiz Bırakmış ve Bilahare Yenilediği – İcra Mahkemesi Kararlarının 1 Yıl İçinde İnfazı Gerektiğinden Bahisle Bu Talebin Reddine Karar Verilmesinin İsabetsiz Olduğundan Şikayetin İnceleme Görevinin İcra Mahkemesi Ait Olduğui )

2004/m.14

ÖZET : Alacaklının, İcra Mahkemesinden almış bulunduğu tahliye kararını icra müdürlüğü aracılığıyla infaza koymuş, daha sonra bu takibini işlemsiz bırakmış ve bilahare yenilemiştir. İcra Müdürlüğünce de yenileme istemi üzerine borçluya yenileme dilekçesinin tebliğine karar verilmiştir. Bilahare aynı müdürlükçe alacaklı vekili tarafından borçlunun taşınmazdan tahliyesinin istenilmesi üzerine, İcra Mahkemesi kararlarının 1 yıl içinde infazı gerektiğinden bahisle bu talebin reddine karar verildiği görülmektedir. İcra Müdürünün böyle bir görevi-yetkisi bulunmamaktadır. Ancak, borçlunun alacaklının bu talebine karşılık, İcra Mahkemesi önünde ileri süreceği şikayette mahkemece şikayetin incelenerek olumlu veya olumsuz bir karar verilebilir. Diğer bir anlatımla bu görev İcra Mahkemesine aittir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı vekili tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olmakla okundu ve gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR : Alacaklının, İzmir 7.İcra Mahkemesinden almış bulunduğu 2002/461 E. �737 K. sayılı tahliye kararını 30.9.2002 tarihinde icra müdürlüğü aracılığıyla infaza koymuş, daha sonra bu takibini işlemsiz bırakmış ve bilahare 02.12.2004 tarihinde yenilemiştir. İcra Müdürlüğünce de yenileme istemi üzerine borçluya yenileme dilekçesinin tebliğine karar verilmiştir. Bilahare aynı müdürlükçe 14.01.2005 tarihinde alacaklı vekili tarafından borçlunun taşınmazdan tahliyesinin istenilmesi üzerine, İcra Mahkemesi kararlarının 1 yıl içinde infazı gerektiğinden bahisle bu talebin reddine karar verildiği görülmektedir. İcra Müdürünün böyle bir görevi-yetkisi bulunmamaktadır. Ancak, borçlunun alacaklının bu talebine karşılık, İcra Mahkemesi önünde ileri süreceği şikayette mahkemece şikayetin incelenerek olumlu veya olumsuz bir karar verilebilir. Diğer bir anlatımla bu görev İcra Mahkemesine aittir. O halde, şikayetin kabulü yerine yazılı gerekçe ile reddi yolunda hüküm kurulması isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.366. ve HUMK.428. maddeleri uyarınca ( BOZULMASINA ), 10.06.2005 gününde oybirliğiyle karar verildi.

YARGITAY HUKUK GENEL KURULU

E. 1983/12-172

K. 1985/123

T. 22.2.1985

• İTİRAZ DAVASI ( Taşınmazın Tahliyesine İlişkin İlamın İcrasında Borçlu Kiracıya Boşaltma İçin Birden Fazla Süre Verilmesi )

• TAHLİYEYE İLİŞKİN İLAMLI İCRA ( Kiracıya Tahliye İçin Birden Fazla Süre İçin Verilmesi ve Kira Parasının Alınmasının Sözleşmenin Belirsiz Süre Uzadığı Anlamına Gelmemesi )

• KİRA SÖZLEŞMESİ ( Kiracıya Tahliye İçin Birden Fazla Süre İçin Verilmesi ve Kira Parasının Alınmasının Sözleşmenin Belirsiz Süre Uzadığı Anlamına Gelmemesi )

• İLAMLI İCRA ( Kiracının Tahliyesine İlişkin Yapılan Takibe Karşı Kiracıya Süre Verilmesi ve Para Alınması Kira Sözleşmesinin Belirsiz Süreli Uzadığı Anlamına Gelmemesi )

• BELİRSİZ SÜRELİ KİRA SÖZLEŞMESİ ( İlamlı İcra Yoluyla Tahliyeye Girişilen Kiracıya Süre Verilmesinin Sözleşmeyi Belirsiz Hale Getirmemesi )

2004/m.26

ÖZET : Taşınmazın tahliyesine ilişkin ilamın icrasında, borçlu kiracıya boşaltma için birden fazla süre verilmesi ve kira parasının alınması, sözleşmesinin belirsiz bir süre uzadığı veya yenilendiği biçiminde yorumlanamaz.
DAVA : Taraflar arasındaki “itiraz” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Gaziantep İcra Tetkik Mercii Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 15.4.1982 gün ve 100-155 sayılı kararın incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenilmesi üzerine, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 31.5.1982 gün ve 4814-4959 sayılı ilamı:
( ..Takip 4.10.1978 tarihli tahliye ilamına dayanılarak 19.10.1978 günü açılmış ve borçluya icra emrinin tebliğini müteakip yerine getirme için 17.1.1979 günü mahalline gidilmiş ve borçlunun isteği üzerine 31.3.1979 gününe kadar süre verilmiştir. 12.4.1979’da tahliye için gidilip yeniden mahallinde düzenlenen tutanağa göre borçlanan 2.1.1980 tarihine kadar istediği mehlin kendine tanındığı görülmüştür. Bu duruma ve icra dosyası münderecatına göre, alacaklının borçluya mehil vermesi ve bu arada kira paralarını alması sözleşmenin yenilendiği veya belirsiz süre uzatıldığının delili sayılamıyacağı halde aksine düşüncelerle, yazılı biçimde karar verilmesi isabetsizdir.. ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmiştir.
Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü:
KARAR : Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dosyadaki tutanak ve kanıtlara, bozma kararında açıklanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.
SONUÇ : Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile direnme kararının Özel Daire bozma kararında gösterilen nedenlerden dolayı 22.2.1985 gününde ( BOZULMASINA ), oyçokluğu ile karar verildi.