EVLİLİĞİN YOK HÜKMÜNDE OLMASI-ŞEKİL ŞARTLARINA UYGUN YAPILMAYAN EVLENME MERASİMİ

T.C.
YARGITAY
2. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2003/3387
KARAR NO. 2003/4492
KARAR TARİHİ. 31.3.2003

4721/m.141
743/m.108

ÖZET : Evlenme töreninin evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılması yine eşlerin yetkili evlendirme memuru önünde evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Taraflar arasında bu şekilde bir evlenme akdi bulunmadığından evlenme yok hükmündedir. Evliliğin yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken boşanmaya karar verilmesi hatalıdır.

DAVA : Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen ve yukarıda tarih numarası gösterilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü.

KARAR : Türk Medeni Kanununun 141. maddesi uyarınca evlenme töreninin evlendirme memurunun ve ayırt etme gücüne sahip ergin iki tanığın önünde açık olarak yapılması yine eşlerin yetkili evlendirme memuru önünde evlenme iradelerini açıklamaları gerekir. Taraflar arasında bu şekilde bir evlenme akdi bulunmadığından evlenme yok hükmündedir. Evliliğin yokluğunun tespitine karar verilmesi gerekirken boşanmaya karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ : Hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, temyiz peşin harcının yatırana geri verilmesine, oybirliğiyle karar verildi. 31.03.2003

Evlenme Sözleşmesi Sırasında Korkutma ve Baskı Nispi Butlan-Boşanma

T.C
YARGITAY
2.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2016/15742
KARAR NO:2016/16145
KARAR TARİHİ:19.12.2016

“Dava, evliliğin nispi butlan sebebiyle ( TMK m. 151 ) iptali, aksi halde boşanma istemine ilişkindir. Davalı tarafından kendisine baskı yapıldığı ve korkutulduğunu, bu sebeple evlenmek zorunda kaldığını beyan etmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden, davacı kadının evlendikleri gün kollukta vermiş olduğu ifadesinde kendi rızası ile evlendiğini beyan ettiği, tanıklar da davacı kadının rızası ile evlendiğini, baskı ve korkutmanın söz konusu olmadığını, öncesinde de uzun süreli arkadaşlıklarının bulunduğunu, kadının düğünün ertesi günü ailesiyle görüşmeye gittiğinde dönmek istemediğini ifade etmişlerdir. Evlenme sözleşmesi sırasında davalı tarafından davacının korkutulduğu, davacının baskı altına alınarak evliliğin gerçekleştiği ispatlanamamıştır. Açıklanan sebeple davanın reddi gerekirken, yetersiz gerekçe ile kabulü doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”