İHTİYATİ HACİZ KARARI İLE İLAMLI TAKİP YAPILAMAZ

T.C
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2015/1677
KARAR NO:2017/1694
KARAR TARİHİ:13.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiş olup hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu vekili takip dayanağı ihtiyati haciz kararı ile ilamlı takip başlatılamayacağını, ihtiyati haciz kararının ilam veya ilam hükmünde belge olmadığını usul ve yasaya aykırı takibin iptalini talep etmiştir.

Mahkemece, …. İcra Müdürlüğü’nün 2014/553 Esas sayılı dosyasında ilamlara özgü takip yolunun başlatıldığı, dayanak kararın ilam değil, ihtiyati haciz kararı olduğu, her ne kadar ilamlara özgü takip yapılmış ve dosyada mevcut hacizler özellikle tapu kayıtları üzerindeki hacizlerin ihtiyati değil, icrai haciz olduğu görülmüş olsa da, hacizlerin ihtiyati haciz hükmünde olduğu, bununla birlikte borçluya tebligatın 02/04/2014 tarihinde yapıldığı, tüm bu nedenler ile ihtiyati haciz kararı ilam hükmünde olmamasına rağmen ilamlara özgü takip yapılması nedeniyle şikayetin kısmen kabulü ile, icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm borçlu vekilince temyiz edilmiştir.

… Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/14 D. İş sayılı dosyası ile verilen ihtiyati haciz kararı ile ilamlı takip başlatıldığı dayanak ihtiyati haciz kararının, ilam veya ilam hükmünde belgelerden olmadığı Mahkemenin de kabulün dedir. O halde takibin iptaline karar
verilmesi gerekir iken icra emrinin iptali ile yetinilmesi doğru değildir.

SONUÇ: Borçlu vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme hükmünün yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve 6100 sayılı HMK’nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine, istek halinde peşin harcın temyiz edene iadesine,13.02.2017 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

SAYIŞTAY EDA HÜKMÜ İÇEREN KESİNLEŞEN KARARI İLE İLAMLI İCRA TAKİBİ YAPILA BİLİR

6085-MADDE 53
İlamların infazı
(1) Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra doksan gün içerisinde yerine getirilir. İlam hükümlerinin yerine getirilmesinden, ilamların gönderildiği kamu idarelerinin üst yöneticileri sorumludur.

(2) İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi tutularak, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.

T.C
YARGITAY
8. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2017/4301
KARAR NO:2017/1191
KARAR TARİHİ:06.02.2017
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.

KARAR

Borçlu aleyhine Sayıştay ilamında belirlenen alacağın tahsili amacıyla ilamlı takip başlatıldığı, borçlu vekilinin; takibe konu borcun zamanaşımına uğradığı, müvekkilinin bu borçtan yasal olarak sorumlu olmadığı ve kararın ilam vasfında sayılmaması nedenleriyle icra emrinin iptali talebinde bulunması üzerine,

Mahkemece, Sayıştay’ın yargı organı olmadığı ve kararının da mahkeme ilamı niteliğinde bulunmadığı ve İİK’nun 38. maddesinde sayılan belgelerden olmadığı gerekçeleriyle icra emrinin iptaline karar verilmiş, hüküm alacaklı vekilince temyiz edilmiştir. 6085 sayılı Sayıştay Kanunu’nun 53. maddesinde; “Sayıştay ilamları kesinleştikten sonra 90 gün içinde yerine getirilir. ….İlamlarda gösterilen tazmin miktarı hüküm tarihinden itibaren kanuni faize tabi olarak… İcra ve İflas Kanunu hükümlerine göre tahsil olunur.” hükmü düzenlenmiştir

Somut olayda Sayıştay 6. Dairesi’nin 08.03.2011 tarihli ve 258 sayılı likit alacağın tahsili hükmünü içeren ilamına dayalı olarak karar altına alınan tazminatın tahsili amacıyla 13.11.2013 tarihinde ilamların icrası yolu ile takip başlatılmıştır. Bu durumda, mahkemece, özel yasasındaki mevcut düzenleme nazara alınarak, eda hükmü içeren ve kesinleşen Sayıştay kararı ile ilamların icrası yolu ile takip yapılabileceğinden, bu yöndeki şikayetin reddi ile diğer itirazların incelenerek oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi yerine, yazılı gerekçeyle şikayetin kabulü ile icra emrinin iptali yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ: Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca İİK’nun 366/3. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine ve peşin harcın temyiz edene iadesine, 06.02.2017 tarihinde karar verildi.