SADECE ÖZGÜRLÜĞÜ BAĞLAYICI CEZALARIN MÜKERRİRLERE ÖZGÜ İNFAZ REJİMİNE GÖRE ÇEKTİRİLMESİNİN MÜMKÜN OLDUĞU, ADLİ PARA CEZALARINA KARŞI BİR DÜZENLEME OLMADIĞI

YARGITAY 3. CEZA DAİRESİ
ESAS NO:2017/3550
KARAR NO:2017/6989
KARAR TARİHİ:24.05.2017

Kasten yaralama suçundan sanık …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/2, 62 ve 52/2. maddeleri uyarınca 2.000,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun’un 58. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre
çektirilmesine dair Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2016 tarihli ve 2015/787 esas, 2016/795 sayılı kararına karşı Adalet Bakanlığı’nın 09.04.2017 tarih ve 2017/3033 sayılı yazısıyla kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.04.2017 tarih ve 2017/23912 sayılı tebliğ namesi ile Dairemize gönderilmekle incelendi.

Mezkur ihbarnamede;
Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 22/03/2007 tarihli ve 2006/10559 esas, 2007/4396 sayılı ilamında da belirtildiği gibi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 106 ve 108. maddeleri birlikte
değerlendirildiğinde, sadece özgürlüğü bağlayıcı cezaların mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesinin mümkün olduğu, adli para cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine imkan sağlayan bir düzenlemeye yer verilmemesi karşısında, yazılı şekilde karar verilmesinde, isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı CMK’nin 309. maddesi gereğince anılan kararın bozulması lüzumunun ihbar olunduğu anlaşıldı.

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Adalet Bakanlığı’nın kanun yararına bozma isteyen yazısına dayanan tebliğnamede ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden; Nizip 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/06/2016 tarihli ve 2015/787 esas, 2016/795 sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nin 309/4.maddesinin (d) bendi gereğince kanun yararına BOZULMASINA, hüküm fıkrasından TCK’nin 58. maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına ilişkin parağrafın çıkartılmasına, infazın bu şekilde yapılmasına; dosyanın mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİ İNE; 24.05.2017 gününde oy birliğiyle karar verildi.

İHTİYATİ HACİZ KARARININ İCRASI

İİK-MADDE 261
İHTİYATİ HACİZ KARARININ İCRASI :
(Değişik madde: 18/02/1965 – 538/101 md.)

Alacaklı, ihtiyati haciz kararının verildiği tarihten itibaren on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden kararın infazını istemeye mecburdur. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

İhtiyati haciz kararları, 79 dan 99 uncuya kadar olan maddelerdeki haczin ne suretle yapılacağına dair hükümlere göre icra edilir.

(Ek fıkra: 17/07/2003 – 4949 S.K./61. md.) İhtiyati haczin infazı ile ilgili şikayetler infazı yapan icra dairesinin bağlı olduğu icra mahkemesine yapılır.

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO. 2012/16618
KARAR NO. 2012/23235
KARAR TARİHİ. 2.7.2012

İCRA MÜDÜRLÜĞÜNÜN İHTİYATİ HACZİN İNFAZINA GEÇ GİTMESİ KARARI HÜKÜMSÜZ KILMAZ.

2004/m. 261

ÖZET : Alacaklı, mahkemeden aldığı ihtiyati haciz kararının infazını on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istemek zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar. Yasal on günlük sürede ihtiyati haciz kararının infazını istemiş olup, icra müdürlüğünce infaza geç gidilmesi ihtiyati haciz kararını hükümsüz hale getirmez. Şikayetin reddi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Bilge Kağan Tarım tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

KARAR

İİK.nun 261.maddesi uyarınca alacaklı, mahkemeden aldığı ihtiyati haciz kararının infazını on gün içinde kararı veren mahkemenin yargı çevresindeki icra dairesinden istemek zorundadır. Aksi halde ihtiyati haciz kararı kendiliğinden kalkar.

Somut olayda alacaklı tarafından Mersin 12. İş Mahkemesi`nin 22.12.2010 tarih ve 2010/4 D.İş sayılı ihtiyati haciz kararına istinaden 29.12.2010 tarihinde icra takibine başlandığı ve aynı tarihte borçlunun menkul ve gayrimenkul mallarının haczi talep edildiği görülmüştür. Buna göre alacaklı İİK.nun 261.maddesinde öngörülen yasal on günlük sürede ihtiyati haciz kararının infazını istemiş olup, icra müdürlüğünce infazın geç gidilmesi ihtiyati haciz kararını hükümsüz hale getirmez.

O halde mahkemece şikayetin reddi yerine yazılı gerekçeyle kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.`nun 366. ve HUMK.`nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02.07.2012 gününde oy birliğiyle karar verildi.