Ödünç Verilen Paranın İadesinde İspat

T.C.
YARGITAY
13. HUKUK DAİRESİ
E. 2014/5419
K. 2015/550
T. 18.1.2015
• ÖDÜNÇ VERİLEN PARANIN TAHSİLİNDEN KAYNAKLI İTİRAZIN İPTALİ ( İspat Yükü – Davalı Tarafından İmzası İnkar Edilmeyen Belgede “Vakıftan Kiralamış Olduğumuz Spor Merkezi İçin Gerekli Olan Parayı Aldım ve Kalan Bakiyeyi de Elden Aldım” İbaresinin Ödünç İlişkisini İspatlamada Yeterli Olmadığı – Davacının Yasal Delillerle Ödünç İlişkisini İspatlayacağı )
• GEREKÇELİ İNKAR ( Davalının Paraları Kendisi İçin Değil Şirket Adına Aldığını Savunmasının Gerekçeli İnkar Niteliğinde Olduğu – Ödünç Verilen Paranın Tahsilinden Kaynaklı İtirazın İptali )
• YEMİN DELİLİNİ HATIRLATMA ( Davacının Dava Dilekçesinde “Sair Her Türlü Yasal Delil” Demek Suretiyle Yemin Deliline de Dayanmış Olduğu – Mahkemece Davacıya Karşı Tarafa Yemin Yöneltmeye Hakkı Bulunduğu Hatırlatılarak Sonucuna Gidileceği/Ödünç Verilen Paranın Tahsilinden Kaynaklı İtirazın İptali )
• ÖDÜNÇ İLİŞKİSİNİ İSPAT YÜKÜ ( Ödünç Verilen Paranın Tahsilinden Kaynaklı İtirazın İptali – Davalının Paraları Kendisi İçin Değil Şirket Adına Aldığını Savunmasının Gerekçeli İnkar Niteliğinde Olduğu/Davacının Ödünç İlişkisini Yasal Delillerle İspat Edeceği )
1086/m.288,293/1
6100/m.200,203/1
ÖZET : Dava; ödünç verilen paranın tahsilinden kaynaklı itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, paraları kendisi için değil, şirket adına aldığını savunduğuna göre, davalının savunması gerekçeli inkar niteliğindedir. Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen belgede yazılı “Vakıftan kiralamış olduğumuz Spor Merkezi için gerekli olan paranın, bir kısmını aldım ve kalan bakiyeyi elden aldım” ibaresi, davacının davalıya ödünç verdiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Davalının açık muvafakati olmadığından yine taraflar arasında akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde “sair her türlü yasal delil” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekir.
DAVA : Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün davalı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalı vekili ile davacı vekili gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
KARAR : Davacı, davalının Liay Vakfından kiraladığı yer nedeni ile kendisinden 08.12.2006’da 195.000 USD, 2007 yılı Mart ayında 196.500 USD borç aldığını, bu paraları aldığına dair kendi el yazısıyla imzalayarak borç senedi verdiğini, davalının borcunu ödememesi üzerine davalı hakkında icra takibi başlattığını, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına, % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, Liay Vakfı ile aralarında kira sözleşmesi olmayıp, hazine adına kayıtlı 1 nolu parselde üst hakkı sahibi olan Lions Sosyal Hizmetler Vakfı ile T… Spor İnş. Ltd. Şt. arasında akdedilmiş bir kira sözleşmesinin mevcut olduğunu, davacının T… Spor İnş. Ltd. Şt.ne 195.000 USD, eşi Vedia’nın da 196.500 USD verdiğinin doğru olduğunu, ancak bu paraları kendisi için değil, anılan şirket adına aldığını, davacının yaptığı ödemeye karşılık kendisine devredilen T… Spor İnş. Ltd. Şt.ndeki hissesini devrederek bedelini tahsil ettiğini, eşinin de aynı şekilde yaptığı ödemeye karşılık kendisine devredilen GYM Spor … Ltd. Şt.ndeki hissesini devrederek bedelini aldığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle davacı tarafından davalıya verilmiş olan toplam 391.500 USD’nin, davalının cevabında bahsettiği şirket hisselerinin de davacı ve eşi tarafından davalı ve oğluna iade edilmiş olduğu göz önüne alındığında bu paranın davalıya ödünç olarak verildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, itirazın iptali ile takibin asıl alacak olan 391.500 USD karşılığı olan 703.603,80 TL üzerinden devamına, asıl alacağın % 20’si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1- )Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- )Davacı, davalıya ödünç olarak vermiş olduğu toplam 391.500 USD’nin iade edilmediğini ileri sürerek, alacağının tahsili için başlatmış olduğu icra takibine vaki itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı, bu paraları kendisi için değil, anılan şirket adına aldığını savunduğuna göre, davalının savunması gerekçeli inkar niteliğindedir. Bu durumda davacının ödünç ilişkisini yasal delillerle ispat etmesi gereklidir. Davacı tarafından dosyaya sunulan ve davalı tarafından imzası inkar edilmeyen belgede yazılı “Liay Vakfından kiralamış olduğumuz Spor Merkezinin gerekli olan paranın, 195.000 $’ı S. G.’lardan aldım ve kalan bakiye olan 196.500 $’ı S. G.’lardan elden aldım” ibaresi, davacının davalıya ödünç verdiğini kanıtlamaya yeterli değildir. Davalının açık muvafakati olmadığından yine taraflar arasında HUMK’nun 293/1. ( HMK’nun 203/1. ) maddesinde sayılan akrabalık ilişkisi de bulunmadığından, HUMK’nun 288. ( HMK’nun 200. ) maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemez. Davacı, davalıya ödünç verdiğini yasal delillerle ispat edememiştir. Ne var ki dava dilekçesinde “sair her türlü yasal delail” demek suretiyle yemin deliline de dayanmış olduğundan bu konuda davacıya, karşı tarafa yemin yöneltmeye hakkı bulunduğu hatırlatılarak, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, mahkemece, yanlış değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ : Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 12,015,00 TL. temyiz harcının istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.01.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.