EŞİNİ ÖLDÜREN SANIĞA EŞİNE VE ANNESİNE KARŞI TEHDİT SUÇUNDAN BERAAT VERİLMESİ, SUÇUN SABİT OLDUĞU

Yargıtay 4. Ceza Dairesi
2015/21528 E.
2019/18081 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Beraat


Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi,

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre, müştekiye karşı kötü muamele, yaralama eylemlerinin de gerçekleştirildiği, ancak bu fiillerden ayrıca dava açılmadığı anlaşılmış ve söz konusu fiillerin eşe karşı gerçekleşmesi gözetilerek tehdit suçu yönünden 5271 sayılı Yasa’nın 253. maddesinin 3. fıkrası gereğince uzlaşmaya gidilemeyeceği tespit edilerek yapılan incelemede,

Müştekinin (maktulenin) verdiği 19.04.2013 havaleli dilekçeyle eşi tarafından sürekli huzursuz edildiği, ölümle tehdit edildiği, baskılarına dayanamayıp kendi rızası ile eşini ve evini terk ettiğini, ilgili karakolda dosyalarının bulunduğunu, boşanmak için avukat tutup kadın sığınma evinde kaldığını, çocukları üzerinde tehditlerde bulunması üzerine korkusundan geri döndüğünü, anlaşamayınca evi terk ettiğini; eşi olan sanığın bu kez ailesini tehdit ettiğini, bunun üzerine kurumda tanıştığı bir arkadaşının evine gittiğini, eşi şüphelinin hakkında arama kararı çıkarttırdığını duyduğunu, can güvenliğinin tehlikede olduğunu, bu nedenle de hakkındaki bilgilerin eşine verilmemesini istediğini belirttikden sonra; nihayet müştekinin 15.01.2014 günü şüpheli eşi tarafından öldürülmesi üzerine 13.06.2014 tarihli iddianameyle dava açıldığı; annesi olan katılanın kızına yönelik tehditleri, kötü muameleleri doğruladığı gibi, kızını kurtarmak için evine alması üzerine şüpheli ve şüphelinin babasının evini basarak kendisini ve kızını ölümle tehdit ettiklerini doğruladığı; sanığın savunmasında suçunu inkar ettiği ancak müştekinin evi terk etmesi nedeniyle kayınvalidesinin evine gittiğini dile getirdiği olayda; müştekilerin beyanları, olayın oluş biçimi, müştekilerin önceden karakola intikal eden olaylardan söz etmeleri, müştekinin (maktulenin) iki çocuğunun olması, kadın sığınma evine yerleşmesi ve bir süre orada kalması, annesinin evine gitmesi üzerine sanığın eşine ve annesine baskı uygulaması, adresini kaybettirip başka yere giderek canını kurtarmaya çalışması, tüm bu belirtilen ve dosya içerisinde yer alan hususlar birlikte değerlendirildiğinde neticede eşini öldürmüş olan ve eşini öldürmek suçundan hakkında dava açılan sanığın annesine ve müştekiye (maktuleye) karşı atılı tehdit suçunu işlediği sabit olduğu halde yazılı gerekçeyle beraat kararı verilmiş olması,

Kanuna aykırı ve katılan …’nın temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

ZİMMET SUÇU-AĞIR CEZA MAHKEMESİNİN BAKMAKLA GÖREVLİ OLDUĞU

T.C.
YARGITAY
5. CEZA DAİRESİ
ESAS NO. 2014/8872
KARAR NO. 2017/2999
KARAR TARİHİ. 6.7.2017

5235/m.12

ÖZET : İsnatların sübutu halinde zimmet suçunu oluşturabileceği bu nedenle, delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi`nin görevi kapsamında bulunduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması, hatalıdır.

DAVA : Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:

KARAR : İddianame içeriğindeki “… 2008 yılı yevmiye defterinde, 12/03/2008 tarih, … yevmiye maddesiyle su arıza bedelleri ödemesi için kasadan 2.05.00 TL çıkış yapıldığı, yevmiye maddesine esas 12/03/2008 tarih, 2-000016 numaralı tediye fişi ekindeki belge incelendiğinde şantiye şefi … ve su arızalarını yapan … tarafından imzalanan yazı ile … Emk. İnş.`ın Altyapı Geçici Kabul Eksikliklerinden dolayı firmadan 2.050.00 TL tahsil edilmesi gerektiğinin belirtildiği, … İnş.`tan 2.050.00 TL tahsil edilmesi gerektiği belirtildiği halde kooperatifçe su arızaları için ödenen bedel adı altında kasadan 2.050.00 TL çıkış yapıldığı ancak ödemenin kime yapıldığına dair tediye fişi altında hiçbir belge konmadığı anlaşılmakla, 2.050.00 TL`nin yönetim kurulu üyeleri …, …, … … zimmetinde olduğu,

2007 yılı yevmiye defterinde 05/03/2007 tarih, 82 yevmiye maddesinde noksan ahşap işleri için … 250,00 TL, … 250,00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL ödendiğine dair kasadan çıkış yapıldığı, yevmiye maddesine esas 05/03/2007 tarih, 2-… numaralı tediye fişinin incelenmesinde, yevmiye defteri kayıtlarına uygun hesap kayıtlarının yapıldığı ancak … ve … adlı şahıslar için düzenlenen makbuzların tediye fişi ekinde bulunmadığı, 07/03/2007 tarih, … yevmiye maddesinde yine noksan ahşap işleri için … 250.00 TL, … 250.00 TL olmak üzere toplam 500,00 TL ödendiğine dair kasadan çıkış yapıldığı, yevmiye maddesine esas 07/03/2007 tarih, 2-… numaralı tediye fişinin incelenmesinde, yevmiye defteri kayıtlarına uygun hesap kayıtlarının yapıldığı, tediye fişi ekinde … adına düzenlenen 11 numaralı makbuz, … adına düzenlenen 10 numaralı makbuzun ekinde bulunduğu anlaşılmıştır.

Bu şekilde aynı iş için aynı şahıslara biri makbuzsuz, diğeri makbuzlu olmak üzere kasadan 1.000.00 TL çıkış yapılmıştır. 05/03/2007 tarih, … numaralı tediye fişi ile makbuzsuz olarak yapılan 500.00 TL ödemenin kooperatif yönetim kurulu üyeleri …, …, …`nın zimmetinde olduğu…“ şeklindeki isnatların sübutu halinde zimmet suçunu oluşturabileceği bu nedenle, delillerin takdir ve tartışmasının, davaya bakmanın 5235 Sayılı Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun 12. maddesi uyarınca Ağır Ceza Mahkemesi`nin görevi kapsamında bulunduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

SONUÇ : Kanuna aykırı, sanıklar müdafiileri, sanık … ve katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 Sayılı Kanun`un 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK`nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.07.2017 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.