YEDİ EMİNLİK-SAKLAMA SÖZLEŞMESİ 6098 SAYILI YASANIN 561. BU HUSUSUN ÇÖZÜMÜ İCRA HUKUK MAHKEMESİNE DEĞİL, GENEL MAHKEMEYE AİTTİR

TBK-6098-MADDE 561
ONDÖRDÜNCÜ BÖLÜM
Saklama Sözleşmeleri
A. Genel saklama sözleşmesi

I. Tanımı
Saklama sözleşmesi, saklayanın, saklatanın kendisine bıraktığı bir taşınırı güvenli bir yerde koruma altına almayı üstlendiği sözleşmedir.

Açıkça öngörüldüğü veya durum ve koşullar gerektirdiği takdirde, saklayan ücret isteyebilir.

T.C
YARGITAY
13.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2016/26878
KARAR NO: 2016/24163
KARAR TARİHİ:23/12/2016
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

ÖZET:Taraflar arasındaki hukuki ilişki 6098 sayılı yasanın 561. ve devamındaki maddelerde düzenlenen saklama sözleşmesi kapsamında olup, bu hususun çözümü genel mahkemeye aittir. Bu nedenle davanın esası incelenerek ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir, bozmayı gerektirmiştir.

Taraflar arasındaki yedieminlik ücretinden kaynaklanan alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi
gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı; davalının borçlu olduğu … 8.İcra dosyasından borçluya ait 9 adet gaz altı kaynak makinesi haciz edildiğini ve davacıya yediemin olarak bırakıldığını, alacaklının satış istemediği için haczin düştüğünü ve haczin düşmüş olmasına rağmen borçlunun malları almamasından dolayı 3 yıldan uzun süredir malları muhafaza etmeye devam ettiğini, bu sebeple saklama hizmetine karşılık, şimdilik 100 TL alacağın icra takibinin tebliği tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir.

Davalı cevap vermemiştir.

Dava, yedieminlik ücreti alacağına ilişkin olup

Mahkemece; davanın görevli … İcra Hukuk Mahkemesi’nde açılması gerektiği hususu kabulü ile dava dilekçesinin 6100 sayılı HMK’nın 114/1-c ve 115/1 maddeleri uyarınca görevsizlik nedeniyle usulden reddine, karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.

Taraflar arasındaki hukuki ilişki 6098 sayılı yasanın 561. ve devamındaki maddelerde düzenlenen saklama sözleşmesi kapsamında olup, bu hususun çözümü genel mahkemeye aittir. Bu nedenle davanın esası incelenerek ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 29,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 23/12/2016 gününde
oy birliğiyle karar verildi.

YEDİ EMİNE MUHTIRA TEBLİĞ EDİLMEDEN MALLARI HACİZ EDİLEMEZ

İİK-MADDE 358
ÜÇÜNCÜ ŞAHSA BIRAKILAN MALLAR:
Üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.

Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyanını ispat edemeyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tespit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tanzim ettirilir.

Bu kıymetleri tanzim ile mükellef olanlar, icra dairesinin bu baptaki talep ve kararına karşı icra mahkemesine 16 ncı maddede tayin edilen müddet içinde şikayette bulunabilirler.

T.C.
YARGITAY
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2014/30660
KARAR NO: 2014/29855
KARAR TARİHİ: 9.12.2014

2004/m.358

ÖZET : Dava, icra memur işleminin iptali istemine ilişkindir.

İİK’nun 358. maddesi hükmü gereğince 3. şahıs, icra müdürlüğünce haczolunup yediemin olarak kendisine bırakılan malları, icra dairesince talep edildiğinde evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Ancak yasanın bu hükmünün uygulanabilmesi, yediemine usulüne uygun tebligat yapılıp, malların hazır edilmesi istenilen yerin kendisine usulüne uygun bir şekilde bildirilmesine bağlıdır. Somut olayda takip dosyasının incelenmesinde; haciz tutanağına göre yediemin olarak tayin edilip hacizli mallar kendisine teslim edilen şahsa bu hususla ilgili yediemin muhtırası gönderilmediği görülmüştür. Bu durumda icra müdürlüğünce usulüne uygun yediemin muhtırası tebliğ edilmeden İİK’nun 358/2. maddesi hükmü uyarınca re’sen yedieminin malları haczedilemez. Bu nedenle, şikayetin kabulü ile icra memur işleminin iptaline karar verilmesi gerekir.

DAVA : Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :

KARAR : 1- )Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde ;

Alacaklı tarafa, gerekçeli karar ile borçlu tarafın temyiz dilekçesi 24.04.2014 tarihinde tebliğ edildiği halde temyiz dilekçesi belirli süre geçirildikten sonra, 12.05.2014 tarihinde verilip kaydettirilmiştir.

Süre aşımı nedeniyle temyiz dilekçesinin ( REDDİNE ),

2- )Şikayetçinin temyiz itirazlarına gelince;

Alacaklı tarafından borçlu K. Y. aleyhine kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takip başlatıldığı, 12.05.2008 tarihinde haczedilen menkullerin yediemin olarak şikayetçi N. Y.’ya teslim edildiği, daha sonra bir kısım mahcuzların yerlerinde bulunmadığının tespit edilmesi üzerine, İzmir 7.Sulh Ceza Mahkemesi’nin 06.06.2013 tarih ve 2012/1220 E.-2013/695 K. sayılı kararı ile şikayetçinin muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan ceza aldığı, bunun üzerine alacaklı tarafın İİK’nun 358. maddesi uyarınca yedieminin menkul ve gayrimenkulleri üzerine haciz konulmasını istediği , icra müdürlüğü tarafından talebin yerine getirilmesi üzerine şikayetçi icra mahkemesine başvurusunda; sair itirazları ile birlikte kendisine İİK’nun 358. maddesi kapsamında muhtıra gönderilmediğini ileri sürerek 16.09.2013 tarihli memur işleminin iptalini talep etmiştir.

İİK.nun 358. maddesi gereğince; üçüncü şahıs icraca haczolunup kendisine bırakılan malları icra dairesinden istendiği anda evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir.Bu suretle eline bırakılan malların kendisine atfolunamıyacak bir sebepten dolayı telef veya ziyaını ispat edemiyen üçüncü şahıs hakkında ceza takibinden başka evvelce tesbit edilmiş olan kıymetler, hükme hacet kalmaksızın icra dairesince re’sen tazmin ettirilir.

Buna göre İİK’nun 358. maddesi hükmü gereğince 3. şahıs, icra müdürlüğünce haczolunup yediemin olarak kendisine bırakılan malları, icra dairesince talep edildiğinde evvelki vaziyetinde iade ile mükelleftir. Ancak yasanın bu hükmünün uygulanabilmesi, yediemine usulüne uygun tebligat yapılıp, malların hazır edilmesi istenilen yerin kendisine usulüne uygun bir şekilde bildirilmesine bağlıdır.

Somut olayda takip dosyasının incelenmesinde; haciz tutanağına göre yediemin olarak tayin edilip hacizli mallar kendisine teslim edilen N. Y.’ya bu hususla ilgili yediemin muhtırası gönderilmediği görülmüştür.

Bu durumda icra müdürlüğünce usulüne uygun yediemin muhtırası tebliğ edilmeden İİK’nun 358/2. maddesi hükmü uyarınca re’sen yedieminin malları haczedilemez.

O halde, mahkemece şikayetin kabulü ile icra memur işleminin iptaline karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile hüküm tesisi isabetsizdir.

SONUÇ : Şikayetçinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda ( 2 ) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA , bozma nedenine göre şikayetçinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.12.2014 gününde oy birliğiyle karar verildi.