TARAFLAR ARASINDA TÜKETİCİ İŞLEMİ NİTELİĞİNDE ESER SÖZLEŞMESİ OLDUĞU

T.C.
Yargıtay 15. Hukuk Dairesi
E: 2015/4663
K: 2018/4257
K.T.: 05.11.2018
Özet: Dava tarihi itibariyle 6502 sayılı Yasa yürürlükte olup davacı tüketici, davalı ise satıcı sağlayan konumundadır. Tüketicinin tarafı olduğu eser sözleşmesinin 6502 sayılı Kanun gereğince tüketici işlemi kapsamına alınmış olması ve davanın açıldığı tarih olan 28.01.2015’de 6502 sayılı Kanun’un yürürlükte olması sebebiyle, Kanun’un 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. HMK’nın 1. maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağından ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olamayacağından, işbu dava bakımından tüketici mahkemesinin görevli olması nedeniyle, taraflar arasında tüketici işlemi niteliğinde eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna göre, mahkemenin ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla bakılması doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemesi :… Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
İlk Derece Mahkemesi :… 2. Asliye Hukuk Hakimliği
Yukarıda tarih ve numarası yazılı olan Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’nce verilen kararın temyizen tetkiki davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
– K A R A R –
Dava eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, yerel mahkemece davanın reddine dair verilen hükmün istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi’nce kararın kaldırılarak dava şartı yokluğundan davanın reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından yasal süresi içinde temyiz olmuştur.
Davacı dava dilekçesinde 2011’de meydana gelen depremde evinin ağır hasarlı olması ve yıkılması neticesinde davalı şirketle anlaştığı ancak sözleşmedeki edimlerini yerine getirmediğini ileri sürmüş olup mahkemece adli yardım istemi kabul edilmiş, ancak davacının mali koşullarının değişmesi sebebiyle adli yardımın kaldırılarak keşif için masraf yatırmak üzere verilen kesin süreye rağmen yatırmamasına karşın bu kez mahkemece dava usulden reddolunmuştur.
Dava tarihi itibariyle 6502 sayılı yasa yürürlükte olup davacı tüketici, davalı ise satıcı sağlayan konumundadır. Tüketicinin tarafı olduğu eser sözleşmesinin 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun gereğince tüketici işlemi kapsamına alınmış olması ve davanın açıldığı tarih olan 28.01.2015’de 6502 sayılı Kanun’un yürürlükte olması sebebiyle, Kanun’un 73/1. maddesi uyarınca görevli mahkeme tüketici mahkemesidir. 6100 sayılı HMK’nın 1. maddesi gereğince görev hususu kamu düzenine ilişkin olup, mahkemece yargılamanın her aşamasında re’sen dikkate alınacağından ve görev hususunda kazanılmış hak söz konusu olamayacağından, işbu dava bakımından tüketici mahkemesinin görevli olması nedeniyle, taraflar arasında tüketici işlemi niteliğinde eser sözleşmesi ilişkisi kurulduğuna göre, mahkemenin ara kararı ile davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması gerekirken, genel mahkeme sıfatıyla bakılması doğru olmamış, usul ve yasaya aykırı bulunan hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan ilk derece mahkemesi kararının BOZULMASINA, 6100 sayılı HMK 373. madde hükümleri gözetilerek dosyanın ilk derece mahkemesine, karardan bir örneğinin ise Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi’ne gönderilmesine, ödediği temyiz peşin harcının istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine, 05.11.2018 gününde kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın