TAŞINMAZDA PAY SAHİBİ OLAN OĞLUN MİRASÇILIK BELGESİNİN DOSYA İÇİNE ALINMASI

Özet: Dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde; malik olarak … oğlu … ‘un 244/1920 pay sahibi, … oğlu …’un 91/7680 pay sahibi olduğu, dosya kapsamında ise yalnızca …’un mirasçılık belgesi bulunduğu görülmüştür. Mahkemece; dava konusu taşınmazda pay sahibi olan … oğlu … ‘un mirasçılık belgesinin dosya içerisine alınarak, pay sahipleri … ile …’un aynı ya da ayrı kişi olup olmadıklarının tespiti suretiyle, davacıların hisselerine düşen bedelin tespiti gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
T.C.
Yargıtay
3. Hukuk Dairesi
E: 2017/10749 K: 2018/12187 K.T.: 29.11.2018
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki alacak davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacılar; maliki oldukları taşınmaz, davalıların yarıcı olarak yıllardır kullandıklarını ancak vermeleri gereken ürünlerinin yarısını vermediklerini belirterek, haksız ve yersiz olarak toplamış oldukları fındıkların bedelinin karşılığı olarak fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla 2005 yılı için 19.000,00 TL, 2006 yılı için 19.300,00 TL, 2007 yılı için 19.500,00 TL, 2008 yılı için 19.000,00 TL olmak üzere toplam 76.800,00 TL’nin, dönemlerinden itibaren hesaplanacak yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılardan …, …, …, … ve …duruşmada davayı kabul etmediklerini beyan etmişler, diğer davalılar ise duruşmalara katılmadıkları gibi cevap dilekçesi sunmamıştır.
Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 2005 yılı için, talep gereği, 19.000,00 TL ecrimisilin dönem sonu olan 30/09/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2006 yılı için 14.500,00 TL ecrimisilin dönem sonu olan 30/09/2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2007 yılı için 19.090,00 TL ecrimisilin dönem sonu olan 30/09/2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, 2008 yılı için 14.890,00 TL ecrimisilin dönem sonu olan 30/09/2008 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı ve mirasçılarına tapudaki hisseleri oranında verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm davalılar …, …, …, …, …, …, …, …, …, … ve … tarafından temyiz edilmiştir.
1-) 6100 sayılı HMKnun 150/1. maddesi gereğince “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. “Aynı maddenin 5.fıkrası ise; “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmünü içermektedir.
Dosyadaki bilgi ve belgeler ile özellikle duruşma tutanaklarının incelenmesinden; davacılardan …’un kendisini vekille temsil ettirdiği, vekil ya da asilin 04.10.2010 ve sonrası celselere katılmadığı, davacı …’un vefatı nedeniyle davaya dahil edilen …’un da usulüne uygun duruşma gününü bildirir tebliğ yapılmasına rağmen duruşmalara katılmadığı anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; mahkemece duruşmalara katılamayarak davayı takip etmeyen davacılar yönünden HMKnın 150. Maddesi uyarınca bir karar verilmesi gerektiği düşünülmeden, davanın esası hakkında karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
2-) Dosya içerisinde bulunan dava konusu taşınmazın tapu kayıtlarının incelenmesinde; malik olarak … oğlu … ‘un 244/1920 pay sahibi, … oğlu …’un 91/7680 pay sahibi olduğu, dosya kapsamında ise yalnızca …’un mirasçılık belgesi bulunduğu görülmüştür.
O halde mahkemece; dava konusu taşınmazda pay sahibi olan … oğlu … ‘un mirasçılık belgesinin dosya içerisine alınarak, pay sahipleri … ile …’un aynı ya da ayrı kişi olup olmadıklarının tespiti suretiyle, davacıların hisselerine düşen bedelin tespiti gerekirken, bu yönde bir araştırma ve inceleme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
3-) Bozma nedenlerine göre, davalıların diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bendde açıklanan nedenlerle hükmün HUMK’nun 428. maddesi gereğince temyiz eden davalılar yararına BOZULMASINA, üçüncü bendde açıklanan nedenle temyiz eden davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz edene iadesine, 6100 sayılı HMK’nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK’nun 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/11/2018 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın