Tehdit, Hakaret, Mala zarar verme

Yargıtay 15. Ceza Dairesi

E. 2014/3941

K. 2014/6505

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;

1-Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;

Sanık hakkında hakaret ve mala zarar verme suçlarından hükmolunan cezanın miktar ve türüne göre hükmün 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanuna, 6217 sayılı Kanunun 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında, sanığın temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,

2-Sanık hakkında tehdit suçundan verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde;

Tehdit, bir kimsenin başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğini veya malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağını veya sair bir kötülük edeceğini bildirmesidir. Bu suçta fail, ağır ve haksız bir zarara uğratılacağını mağdura bildirmektedir. Gerçekleşmesi failin iradesine bağlı olan ve gelecekte vuku bulacak bir kötülüğün, gerçekleşecek gibi gösterilmesidir. Tehdit mağdurun karar verme ve serbest hareket etme özgürlüğünü kısıtlamalı iç huzurunu bozmalı ve onu endişeye düşürmelidir. Mağdura yapılan tehdidin, onun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya elverişli olması gerekir. Failin tehdit fiilini bilerek ve isteyerek işlemesi, verileceği söylenen zararın haksız olması yeterlidir. Fiilde korkutuculuk, ürkütücülük, ciddiyet yoksa tehdit kastının varlığından bahsedilemez. Mağdur haksız bir zarara uğrayacağı endişesine kapılmamışsa, korkutuculuk oluşmamıştır. Tehdit suçunun, bahsedilen yasal unsurlarının gerçekleşip gerçekleşmediği olaysal olarak değerlendirilmeli, fail ile mağdurun içinde bulundukları ortam, söylenen sözler, söylenme nedeni ve söylendiği koşullar nazara alınmalıdır.

Sanığın katılan …’e yönelik olarak “Beni Hüdaverdi’ye sorun beni iyi tanır. Ben adamın altından karısını alırım. Üç milyar ceza yedim sizin içinde mahkemeye ceza öderim.” dediği olayda, tehdit suçunun oluştuğuna yönelik kabulde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Sanığın eyleminin TCK’nın 106/1-1. cümlesi kapsamında tehdit suçunu oluşturduğu gözetilmeden aynı kanunun 106/1-2. cümlesi kapsamında sair tehdit suçunu oluşturduğundan bahisle sanık hakkında eksik ceza tayini aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanığın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 07/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bir cevap yazın